Çengelköy’de İskele Restaurant

iskele-707929.jpgBundan iki hafta önce, lise arkadaşlarımla bir araya gelip bir meyhaneye gitmeyi becerdik, ve de bunun iki haftada bir tekerrür etmesinin akıllıca olabileceğini düşündük. Gerçi dert birbirimizi görmek değildi; zira herkes birbirini başka aktivitelerle ne de olsa görüyordu. Hepimizin derdi hafta arası Salı akşamı kaçamak yapıp biraz aslan sütü ile ağzımızı tatlandırmaktı. Yahoo’da bir grup açıp hemen 10 kişilik grubumuzun içinde anket işine girdik ve tombaladan Çengelköy İskele Restaurant’ı çıktı. Tabii ki “gelecem” namına oy verenlerin yarısı sattı ve çekirdek grubun kim olacağı ortaya hemen çıktı. Barış’la İstinye’de buluşup takayla Yeniköy’den Beykoz’a geçtik ve taksiyle yoldan geçerken Kutluhan’ı topladık ve oturduğumuz gibi ısmarladık yemekleri: Patlıcan salata, midye dolma, Çengelköy hıyarı turşusu, ahtapot salata, göbek salata, beyaz peynir. Tabii ki hangi rakı tartışması oldu, ben kazandım: Büyük Tekirdağ. Sonra Tunç geldi. 3 dakikada filan ona ayrılmış soğuk mezelerini yedi ve ara sıcakları ısmarladı: paçanga böreği, kalamar tava, kalamar ızgara. Balık yesek mi yoksa tok muyuz tartışmasında bir karambol sonucu lagos şiş ve büyükçe bir deniz levreğinin Izgarasını tabaklarımızda bulduk ve de bunun iyi bir karambol olduğuna kanaat getirdik. Meyve tabağı ve kahveler yüzünden hesabımızı iyice şişti, yoksa beleş! 330 YTL verip çıktık. Yemekler pek leziz, servis ise çok iyidi. Çekinmeden, tereddüt etmeden yeniden giderim, sadece keseye biraz zarar ama mideye ve sefaya pek yarar!