Günay Ulubey’de perde pilavı

Avusturalya’dan bir haftalığına, belki de daha az bir süreliğine gelen Hakan, bir akşam da burada yemek istemiş. Emailler, telefonlar dönmüş, Cuma akşamına randevulaşılmış. Emre Zeynep’i iş çıkışı arabasıyla almış. Trafikte yavaş yavaş ilerlerken, beni yolda spora yürürken görmüşler. “Gel, gel, bin” dediler. Sonuçta efendi efendi spora gidecekken, taa karşılara gidip Hakan şerefine iskender yedim.

Günay Ulubey, bilen için hiç ilginç bir yer değil belli ki. 1961’den beri orada, Caddebostan’da plaj yolunda. Nice burjuva ailenin nice akşam yemeğini yediği, klasik bir yer. Bir duvarı lambri, tül perdeli pencerelerin kenarları saksı dolu, sandalyeler eskice. Garsonlar emektar dediklerinden.  Yemek hazır oldukça zil çalıyor mutfakta. Plaj yolundaki çirkin, neon, ucuz pıtırcıklanmasının ortasında sokağı izleyen yaşlı dede gibi kalıyor. Hakan’ın nostaljiklenmesi çok anlaşılır. Ben de burayı belgeleme sorumluluğu duydum netekim.

İskenderi iyiydi de asıl perde pilavı süperdi. Siparişimiz üzerine yaptılar bir kere, ısıtmadılar. Yufkası çıtır çıtır, karabiberi daha yeni keşfedilmiş bir baharat gibi tam kıvamında konmuş. Şimdiye kadar yediğim en iyi perde pilavıydı. Tuba’nın Yanyalı Fehmi yazısı üzerine dönen perde pilavı tartışmasına benim katkım bu olsun.

Adam başı 25 lira tuttu.

One Reply to “Günay Ulubey’de perde pilavı”

  1. Orası eskiden sadece Uludağ İskenderdi. Anneannem, biz torunlarını her karne sonrası ödül olarak götürürdü. Sonra biz büyüdük karne kutlamasına gitmez olduk, orası da Ulubey oldu zaten. Caddeli biri olarak buraya şans vermeyip bir daha gitmediğim için kendimden utanıyorum.. İskenderi o zamanlar bize çok güzel gelirdi, çocuk halimizle 1.5 yerdik. Perde pilavını deneyeceğim hemen…

Leave a Reply

Your email address will not be published.