Tokyo’da yine kabocha

Amazing Lives of the Fast Food Grifters filmine gittik. İkinci dünya savaşından itibaren, Japonya’da noodle shop‘lara daha sonra hamburgercilere falan gidip bir katakulliyle yemeklerini beleşe yiyenlerin hikayesini anlatıyor. Her birinin ayrı bir felsefesi var, her biri aslında sisteme meydan okuyor falan filan. Seyretmektense kitabını okumak daha ilginç olur bence. Kısa vadede filmin bize tek yararı güzel bir udon yemeye heveslendirmesi oldu. Tam da kar başlamış. Ben de, Emel de curry udon yedik. Atilla’nın ne yediğini hatırlayamadım. Emel kendininkine acı biber ekledi ki, filmde bunu aslında hakaret gibi birşey olduğuna, tatsız ucuz yemeği çekilir kılacak birşey olduğuna dair bir bölüm vardı. Güldük duruma. Sonrasında da film öncesinde içirmedikleri kahvenin yanına kabocha yemeye kandırdım. “Bildiğimiz kabak tatlısı gibi ama değil” dedim. Tadınca hak verdiler.

www.tokyo-restaurant.com

Leave a Reply

Your email address will not be published.