Le Pain Quotidien‘de kiş

Cevahir’den sonra Kanyon’un ahalisi çok farklı olduğundan, soğuk sokaklarında gezinirken Giray’a Kanyon’daki ahalinin kim olduklarını ve aralarından gerçek beyaz Türk’ün nasıl spot edilebileceğini örneklerle anlatmaya çalışıyorduk ki Selçuk Le Pain Quotidien‘in önünde durup, Giray’a “Sen buranın tatlılarını seversin” dedi ve konuyu dağıttı. Neyse ki içeride de yeterince beyaz Türk vardı. Havası hoş, mimarı bir fransevilik atmosferi vermiş sanki. Akustiği özellikle dikkatimi çekti çünkü kalabalığa rağmen gürültülü değildi. Belki seçenekleri bir Pazar akşamı sınırlı olduğunda vitrindeki pastalara, keklere bakınca kendimden geçmedim. Ucuza üretilip pahalıya paketlenmiş ya da organik olduğu için pahalıya üretilip daha da pahalıya paketlemiş reçelleri, kurutulmuş domatesleri, zeytinyağları, kahvelerini incelemek daha zevkliydi. Benim kişimin quiche’i az, lorraine’i fazlaydı bence. Yani yumurtası, kreması az, jambonu fazlaydı. Kahveli ekler, espressolu tart, kiş, limonata, americano, 39.50 lira. Bence genelde gereksiz pahalı.

2 Replies to “Le Pain Quotidien‘de kiş”

Leave a Reply

Your email address will not be published.