Lalezar’da Türk yemeğine churrascaria

İlk churrascaria deneyimim New York’taydı. New York bankalarında ve danışmanlık şirketlerinde yeni mezun oldukları için sömürülen sınıf arkadaşlarımla gitmiştim. Fiks menüye 50 dolar vermiştik. Bana çok gelmişti çünkü ben onlar kadar bile para kazanmıyordum ve New York’un 1000 dolarlık pizzanın bile müşterisi olduğu bir yer olduğunu henüz algılamamıştım. En iyi hatırladığım ayrıntı, çarkıfelek musunun (passion fruit mousse) harika olduğuydu. Hala tadı damağında kalan birkaç lezzetten biri.

O zaman öğrendim ki churrascaria, Brezilya usulü et lokantasıymış. Şişlerde et gezdiriyorlar ve isteyene kesip veriyorlar. Yeter deyinceye kadar devam ediyorlar. Et sevenlerin seveceği birşey. Hatta Türkiye gibi et seven bir memlekete çok uygun. Dolayısıyla Hilton otelinin içinde Lalezar adında bir churrascaria açıldığını duyunca merak ettim tabii. Uzun sürdü gitmek ama geç olsun da güç olmasın derler. Sizin için güç olmasın diye bir kılavuz hazırladım:

Lalezar’da Nefes Alarak Çıkabilmek İçin 10 Tüyo:

1- Ali İhsan’la gitmeyin: Eğer bir kahkahanın 100 gram bifteğe eşit olduğu doğruysa, Ali İhsan bizi yediğimiz tüm etlerin üstüne 4-5 kilo güldürdü.

2- Ali İhsan’la gidin: Yemek muhabbetini, çok yemeği seven, iki lokmada doymayan, mıymıylık etmeyen, ağzında jumbo karides varken kuzu hayal edip ağzı sulanan herhangi bir arkadaşınız da olabilir Ali İhsan yerine.

3- Mezeleri yemeyin: Yemek fiks menü. Sonraki yemeklere yer ayırın. Zaten menü alışık olmadığımız bir fusion (?) öneriyor, Brezilya usulü servis ama Türk yemekleri ağırlıklı. Zeytinyağlı bakla, patlıcan salatası, kılıç balığı salatası gibi başka yerde denemediğiniz şeyler olmadığından, başta Nişantaşı çıtırıymış gibi davranın. Pideye, kıtırlara dokunmayın.

4- Tulum peynirini yiyin, ekmek yemeyin: Galiba bruschetta diyorlar ve peyniri, süsleri güzel ama yine karın doyurmamak için ekşili ekmeğin sadece tadına bakın.

5- Dolu olmamasına üzülmeyin, aksine sevinin: Lokantanın tek müşteri bizdik başta ama o sayede etrafımızda pervane oldular. Popüler bir yerde paranızla rezil olmak yerine bu çok daha iyi bir fikir olabilir.

6- Sebzelere de yer ayırın: Etlerden hemen önce ortaya gelen herşeyden yediysem de hepsi yine de aklımda kaldı: Yasemin pirincinden Brezilya usulü portakallı pilav, gavurdağı salatası, patates salatası, fırınlanmış sebzeler.

7- Etlerin gelmesini yavaşlatmaya çalışın: Önce sucuk geldi, Afyon’dan sanırım Oruçoğlu markaymış. Sonra tavuk. Sonra kuzu. Sonra dana. Sonra jumbo karides. Sonra kılıç şiş. Bunlara eşlik edecek dört ayrı sos var. Bunların servisi biterken yeni tur başlıyor. Hangilerinden istediğimizi sordular. Restoran dolu olsa sormadan getirirlerdi herhalde. Eğer servisi yavaşlatmayı becerirseniz, her birinin tadı aklınızda kalacak etlerden ikinci bir tur yiyebilirsiniz.

8- Etlerden sonra hesabı verip kaçın: Nefes almakta zorladığınız, 3 gün yemek yememeye karar verdiğiniz noktada tatlılar ve meyveler geliyor: Çikolatalı baklava, krem karamel, bal kabağı, tartölet, hindistan cevizli bir top ve içinde kavun bile olan rengarenk bir meyve tabağı. Sunum da çok şık. Bu noktada otel bünyesinde olmanın avantajını kullanmak resmen adilik. Kimse hayır diyemiyor. Aslında Villeroy & Boch fincanlarda verdikleri kahve / sallama çaya para almaları kaçmak için başka bir sebep.

9- Elalemin doğumgününü kutlamayın: Sonradan gelen masadakilerden birinin doğumgünüymüş. Garsonlar şarkı söyleyerek pasta getirince biz de alkışladık. Büyük hata. Tatlılardan sonra birer dilim pasta geldi. Monty Python’un The Meaning of Life filminde infilak eden adamın yediği son carpaccio gibi birşey. Olağanüstü, hafif bir frambuazlı pastaydı.

10- Kapanmadan gidin: Cuma akşamı o kadar boş olması, en beklenmedik anda kapanıverebileceği anlamına geliyor. Geç olmadan, İzzet Çapa churrascaria olayını keşfedip adileştirmeden gidin. Hatta aslında testosteron fazlası olan bir gruba yönelik bir event için harika. Bir grup yelkenci veya borsacı falan eğlendirmeniz gerekiyorsa, nolur gidin ki kapanmasın.

İçki hariç fiks menü 65 lira adam başı.

2 Replies to “Lalezar’da Türk yemeğine churrascaria”

  1. Hah, sağol. “Wafer thin” kısmını hatta garsonun Fransız aksanıyla söyleyişini hatırlıyordum da “wafer thin” olan ne hatırlamıyordum.

Leave a Reply

Your email address will not be published.