Sushi and Noodle House’ta yeni dil

Ne Yiğit’in acılı ekşili çorbası ne de benim tom yum çorbam acı geldi. Yani bana acı gelmediler. Eskiden tadlarına bakamazdım neredeyse. Fransa’ya birkaç yıl sonra döndüğümde şaşkınlık içindeydim: Rahatça cümle kurup derdimi anlatıyordum, üstüne üstlük insanlar anlayıp cevap veriyordu. Daha bir oturmuş, korkumu yenmişim demek ki o arada. Galiba acı da benzer şekilde, zamanla öğrenilen bir dil (no pun intended!?!). Daha yeni yeni acının da aksanları olduğunu, her acının aynı olmadığını öğrenmeye başlıyorum. Pek heyecanlıyım.

Leave a Reply

Your email address will not be published.