Set Balık’ta patlıcanlı levrek

Önce Evren’ler “Boğaz’da bir yere gidelim ama balık olmasın, tatilde çok yedik” dediler. Hemen çözdük zannettik ama müzedechanga’da özel bir birşey varmış. Düşün, taşın, rehber mehber karıştır bulamıyorum öyle yer. Bu arada Cumartesi öğleden sonra olmuş. Bir noktadan sonra zamana karşı yarışır gibi hissettim çünkü öyle bir haftasonu ki herkes dönmüş ama hava güzel olduğundan, her yer dolu olacak. Meğer levrek-çipuradan bıkmışlar ama avlanma yasağı bittiğinden balıkçı da olur dediler. Selçuk’un aklına Set Balık geldi (fiti fiti olmasın kriterine uygun).

setbalik1.jpg

Evren, Mike ve çağdaş ayrı, Selçuk, Giray, ben ayrı Kireçburnu’na bir saat gecikmeyle vardıksak da sonrası hızlı gelişti. Hemen meze tepsisi geldi, ardından içkiler geldi, soğuk mezeler bitmeden, biz ısmarlamadan kalamar tava geldi. Biraz sonra çakozladık ki servis çok karışık gibi görünmesine rağmen aslında fabrika gibi işlediğinde mutfaktan yemekler sipariş verilmeden hazırlanmış yollanıyor, garsonlar da hemen birilerine veriveriyor. Yani kalamar tava istiyor musunuz diye yarım dakika önce sorsa, anlamayabilirdik bu durumu. Bu arada fabrika gibi çalışmasının neden bayağı büyük bir yer olması. Masalar gereğinden biraz daha tıkış tıkış, bol gürültülü aileler falan var. Fiti fiti değil yani kesinlikle. Şenlikli.

Olay meze, ara sıcak ve balık formatında olsa da aşçının kendini aşmış ve farklı birşeyler denemiş. Bildiğiniz üzre benim çok takdir ettiğim birşey. Farklı olsun da ne olursa olsun gibi bir saplantım var, inkar etmiyorum. Başka balıkçılarda da nedense güven vermeyen mezeler vardır ya. Körili levrek marine gibi sosun balığı kamufle ettiği mezeler. Öylesinden 10 çeşit vardı. Bir bademli, cevizli, kişniş tohumlu, sarı soslusundan aldık, bir de zencefil soslu balık dolması dedikleri turuncu soslusundan. Harika değildi ama sarfettiği çaba için puan verelim. Ara sıcaklardan Çin soslu karides de öyleydi. Tatlı eşki soslu, karidesin hamurun içinde kaybolduğu bir kızartma. Bu arada, patlıcan salatası, midye tava gibi banallikleri saymıyorum. Önce balık istemeyiz dedik ama ne istavrite ne de patlıcanlı balığa hayır diyemedik. İstavrit geldiği noktada bir panikledik: Bu bir porsiyonsa 2 porsiyon levrek ne olacak, ayrıca hesap ne gelecek. Derken şu aşağıdaki resimde çirkin görünen ama közlenmiş patlıcan üstüne fileto levrek, domates ve biber koyup fırınladıkları şey geldi:

setbalik3.jpg

İlginçti, fena değildi, yine, değişik birşey olduğu için kocaman bir alkıştı. Miktar olarak o kadar da fazla değildi.

Ve tatlıda bile şaşırttılar. Olmazsa olmaz diye bir çikolatalı sufle ısmarladık ve Mike “sadece bir tane mi ısmarladık?” diye şok oldu. Bir tane ısmarladık çünkü bizim gözümüz kağıt helvada dondurmada kalmıştı. Yine alkış. Dondurma neliydi diye sormayın, tadından biz de anlamadık.

setbalik2.jpg

Zaten çok esiyordu, çiselemeye başlamıştı ve sona biz kaldık. Kahve keyfimizden fedakarlık etmeden ama uzun da etmeden kalktık. 6 kişiye 265 lira geldi hesap. Yani adam başı 44 lira 17 kuruş. Yani Boğaz’da olsun, doyurucu olsun, fiti fiti/pahalı olmasın oluyormuş.

One Reply to “Set Balık’ta patlıcanlı levrek”

  1. Kireçburnu’ndaki Set restorana geçen cumartesi (11 Eylül 2010) gittik, aynı mezeleri ve levreği biz de yedik ve çok beğendik. Özellikle limonlu balık ve susamlı balık tenders harikaydı. Aşçının kendi geliştirdiği tadlar olduğu için çok daha ilginçti. Bu siteyi de o muhteşem beğendili kevreğin tarifini ararken buldum. Set bundan sonra İstanbul seyahatlerimizde vazgeçilmezimiz olacak.

Leave a Reply

Your email address will not be published.