Cuba Bar’da Tatil Öncesi Akşamı

Orhan’la Asmalımescid civarındaki mekanları düşünürken hep gittiğim yerleri saydı. Ardından geçen gün Cuba Bar’da chili con carne yediğini ve memnun kaldığını söyleyince (zaten gazetede de okumuştum ve merak ediyordum) hemen fikrin üstüne atladım.

Tünel Meydanı’nda buluşup ara sokağa girince Saf’ın yerine açıldığını düşündüm (sonradan da konfirme ettim). Saf İstanbul’da zor bir konseptti, keşke olabiliseydi diye hayıflandım.

Yolda ne yiyebileceğimi düşünüyordum, Küba’ya gitmedim ama karayipler civarı yemekleri denildi mi aklıma çeşitli pilavlar, kızarmış tavuk ve black beans geliyor, menü pek şaşırtmadı. Arada galiba hellim peynirli salata gördüm ama emin değilim.

Önden biralarımızın yanında gelen çerezin bayatlığından ve sadece fıstık ve leblebiden oluşmasından biraz moralim bozuldu. Ardından garsonumuz ikram etmedi ama arkada patlamış mısırları görünce onlardan da rica ettik, yağsız ve tuzsuz çıktılar. Halbuki benim bildiğim bu kuruyemiş ve patlamış mısırların amacı müşterileri susatıp 13 liraya satılan Gusta’lardan içirmektir. Neyse.

Yemek olarak kararsız kaldık ve garsona Küba usulü tavuk kanatlarının sosunu sorduk, bilemedi. Gitti aşçıya sordu geldi (normalde Kübalı aşçıları varmış ama nedense sadece haftasonu çalışıyormuş) ve domatesli ve baharatlı olduğunu (!) söyledi. E gelsin bari dedik. Orhan chili con carne istedi ben de ekmek üstü dedikleri pizzamsı şeylerden söyledim hepsini paylaşmak üzerine anlaştık.

Chili con carne (acısız) ve tavuk kanatlarının chili ve pilav kısımları güzeldi. Ama ne ekmek üstüm ne de tavuk kanatları bir şeye benziyordu. Ekmek üstümün etlerinin arasından çıkan kıkırdak da zaten bozulmaya hazır sinirlerimi iyice hoplattı.

Tatlıya şans vermedik ve vestiyere (cebren tahsil edilen) 5 lira dahil adam başı 40 lira verip çıktık.

Leave a Reply

Your email address will not be published.