Sade Kahve’de özel servis

sadekahve.jpg

Allallah. Sade Kahve’yle ilgili birinin bir yorumu vardı, “ben de severim ama son gittiğimde çok kötüydü, çok kızdırdılar” minvalinde. Bulamadım yorumu. Halbuki link verip ne kadar hak verdiğimi yazacaktım. Beşiktaş’tan Hisar’a yürüdüm. Sade Kahve’ye varıp oturdum. Menüyü ben istemek zorunda kaldım. Sipariş vermek için ben el etmek durumunda kaldım. Simit-peynir istedim, simit kalmamış dediler. Bunun üzerinde tost istedim, gelince “kepek ekmeğine istememiş miydim?” deyip geri yolladım. Americano değil, uyduruk bir kahve geldi. Kahve altlığı su doluydu. Su istediğimi hatırlatmak zorunda kaldım. Ama sinirlenmedim, küsmedim. Çünkü bir kere, garson, sempatik, az deneyimli ve iyi niyetle koşuşturan bir kızcağızdı. İkincisi, bir yarım saat sonra hava da iyice kararmaya başlayınca başka bir hatun gelip “üşüyor musunuz?” diye sordu. Arkamda varilin içinde yanmakta olan kömürlerden biraz alıp küçük bir mangala koydu, mangalı masanın altına yerleştirdi. Anında ısındım ve bu incelik karşısında eridim. Bir dahaki sefere biraz ileride Nar Cafe, Cafe Nar gibi isimli cici bici bir yer var, onu deneyeceğim. 14 lira

3 Replies to “Sade Kahve’de özel servis”

  1. Merhaba Eren,
    Sade Kahve benim de çok keyif aldığım bir yer. Şehr-i İstanbul’da kolay kolay lezzetli çay bulamayan biri olarak çaylarını çok beğeniyorum. Bir kere menemenlerini de denemeni öneririm sana. Bu arada Yesek’i ilk günlerinden beri keyifle izliyorum.
    Sevgiler..

  2. Eren, önce merhaba.
    Sonra Sade Kahve…

    Sade Kahve’yi senin yazılarında okudum ama gitmek hiç mümkün olmadı. Kalabalık olduğunu, erken gidilmezse yer bulmanın imkansız olduğunu falan hep sanırım senin sitende okudum.

    Bütün bunları da düşünerek bu Pazar erkence bir saatte -saat 09:15 Pazar için erken sayılabilir, di mi?- gittik. Hakikaten tıklım tıklım doluydu. Boşta sadece 2 yada 3 masa vardı. Birine oturduk, siparişi verdik, hatta güneşte bir masa boşalırsa bizi taşımalarını da rica ettik. Kahvaltı hemen geldi, güneşteki masa boşaldı, bizi de hemen taşıdılar. Ve çok mutlu bir kahvaltı ettik. Dışarda ettiğim kahvaltıların en iyilerindendi. Servis bizim için hiç aksamadı.

    Biz hesabı istediğimizde, yaklaşık 11:30 civarı, bekleyenler kuyruk olmuştu ve garsonların yüzleri boş bakmaya başlamıştı. Hesabı 3 kere istemek zorunda kaldım. Sanırım geç saatte asla gitmemek lazım. Şanssız deneyim yaşamak daha mümkün görünüyor.

    Bizim için gerçekten güzel bir Pazar kahvaltısı oldu.

  3. Bende 18/9/2010 cumartesi sabahı arkadaşlarımla Sade Kahve’ye gittim. Servis çok yavaştı. Çaylarımız boşaldığında yenisini siz söylemezseniz getirmiyorlardı. Peynirli omlet olarak verdiğimiz sipariş sade tavaya kırılmış 2 yumurta olarak geldi. Yediğimiz her şey kesinlikle her yerde yiyebileceğiniz sıradan kahvaltılıklardı. Özetle ben kesinlikle önermem.

Leave a Reply

Your email address will not be published.