Mehtap Kafeterya’da rahatlama operasyonu

Kopyası mehtap, 07.06.09 012

2 saatlik kabus gibi bir trafiğin ardından İstinye Park’a vardığımda, bütün sinirlerim çoktan tepeme çıkmıştı aslında. Bir de bunun üstüne, beni iyice geren bir telefon görüşmesi yaptım. Ve evet, artık ben bir asabiyetler kraliçesiydim.

O sırada, sabrına ve anlayışına büyük bir hayranlık beslediğim sevgilim yanımda olmasa, büyük ihtimal sakinleşmem uzunca bir zaman alacaktı.

Yasin, beni gördüğünde ilk önce bana sıkı sıkı sarıldı ve sonra beni hemen deniz kenarına götürdü. Sakin, mütevazi ve havadar bir yer buldu ve “yemek yemicem” diye tutturduğum halde, bana zorla yemek ısmarlattı. Ve ben, bu kısa sürenin sonunda, dünyanın en sakin, en minnoş, en huzurlu kızına dönüştüm. Trafiğin ve açlığın neden olduğu asabiyetimin yerinde yeller esiyordu. Sonra, oturup benim öfkeli halimle bir güzel dalga geçtik. Güldük. Ve ben bir kez daha anladım, O’ndan dolayı ne kadar şanslı bir kız olduğumu…

O akşam gittiğimiz yer, Emirgan’da hemen Sabancı Müzesinin yanındaki Mehtap Kafeterya’ydı.

O, tavuklu pilav istedi.

kopyasi-dsc00679

Ben, tavuk şiş yedim.

kopyasi-dsc00683

Ortaya da çoban salata ve kendi üretimleri olan yoğurttan ısmarladık.

kopyasi-dsc00681

Oradayken hemen sakinleştiğimden mi  bilmiyorum, ben Mehtap Kafeterya’yı pek bir sevdim. Sonrasında, birçok kez daha gittik. Çay-kahve içtik, manzarayı seyredip hayal kurduk.

Kahvaltısını henüz yemedim ama oldukça iyi olduğunu duydum.

Yemekler lezzetli, fiyatlar uygun, manzara şahane, ortam kasıcı değil. Boğaz hattında, Sade Kahve’ye, Kale Kafe’ye, Sütiş’e kesinlikle iyi bir alternatif olduğunu söyleyebilirim. Aklınızda bulunsun.

Leave a Reply

Your email address will not be published.