Yesek yazarları gizli gizli toplandı

ekip_kucuk

Ege’nin yazmak istemesiyle başladı bu hikaye. Daha önce de bir iki kişi yazar olmak istemişti yanlış hatırlamıyorsam ama bir iki deneme yazmalarını ya da en azından yazılara yorum eklemelerini isteyince toz olmuşlardı. Ege başlayınca düşündüm, Ceyda zaten bol bol yorum yazıyor, ona da teklif ettim. Burak’ı gözümüz kapalı kabul ettik sayılır. Siteyi kaç zamandır takip ettiğini söylediği için sinir testler yapmadık. Tuba’ya yaptım halbuki!

Şahsen tanıdığım, bazılarını zaten tanıdığım için zorla yazar yaptığım diğerleri başladılar sormaya:  “Kim bu Ege?” “Nereden tanıyorsun Burak’ı?” diye. Ben de tanımıyorum diyordum. Sadece yesek üzerinden yazışıyoruz. Ağustos’ta Yesek 4 yaşına girince, bir yemek düzenleyip tanışmaya karar verdik. Bayram, mayram, yazışa yazışa erteleye erteleye 10 Ekim’i buldu. Fotoğrafta gördüğünüz ekip toplandı: Burak, Burcu, Deniz, Ege, Emin, Eren, Giray, Hamdi, Rana, Selçuk, Seha, Selin ve Şule. Gıcık olasınız, kim kimdir diye anlamaya çalışıp anlayamayasınız diye karınca duası büyüklüğünde koydum resmi.

Ben çok eğlendim. Oradan oraya sosyal kelebek / konsomatris kıvamında masada gezdim. Hatta bir Dr. Jeykll tabağım vardı, bir de Mr. Hyde. Birinden diğerine geçince, “ah ne güzel, hala muhammaram varmış” diye sevindim. Aynı şeyi rakıyla yapmamaya özellikle dikkat ettim.

İlla ki Yesek yazarları bir araya gelince nerede ne yer diye merak edeceksiniz. Karaköy lokantası fikri benden çıktı, sağolsun kimse de itiraz etmedi. Ne yedik peki? Masada tabii ki “Peki bu yemeği kim yazacak?” geyiği döndü ve nedense bana kaldı bu iş ama madem vazifeşinas biriyim, işte yazıyorum ama yemekler hakkındaki yorumları masadakilere bırakıyorum:

Anonim: “Enginar kalbinin üstündeki o kırmızılık ne?” (Pancar rendesi)

Seha: “Yaprak ciğerin tadı hala damağımda.”

Burcu: “Her gittiğim yerde yerim kalamar tava. Bunda pek iş yok. Izgarası daha iyi.”

Sigara balkonunda smirt ettiğimiz, komşu masadan İbrahim: “Hardal otu iyiydi. Siz ısmarlamadınız mı?”

Şule: “Birol peynir tatlısının tepsinini bir göreyim demekte haklıymış.”

Hamdi: “Gül likörü mükemmel değil mi?”

Başka kim ne dedi? Valla ben Tekirdağ’ın Trakya serisiyle meşgul olduğumdan unutmuş, kaçırmış olabilirim. Onun için yazarları korsan bildiri yapmaya davet ediyorum.

6 Replies to “Yesek yazarları gizli gizli toplandı”

  1. Topiği kendileri yapıyorlarmış, lezzetli bulunca masanın bizim köşesi mevzuya şaşırdı valla:)
    Bi de pek keyifli bi akşamdı, yemek de sohbet de… Buradan da teşekkür ediim…

  2. Burak bana Yesek yemeğinden bahsettiğinde ”misafirin de misafiri olur mu?” lafı kulaklarımda çınlamasına rağmen davetini kırmadım. İyi ki de kırmayıp o akşam tüm yorumlarını takip ettiğim Yesek ailesinin yemeğine gelmişim. Herkes için her yönden tadı damağımızda kalan bir akşamı organize eden dünyalar tatlısı ev sahibemiz Eren’e bir kez daha yürekten teşekkürler.

  3. Az önceki yazımda yemekler hakkında detaya girmemiştim ama şimdi söylemeden geçemeyeceğim. Bana göre o gecenin yıldızları muhammara, topik ve kalamar ızgaraydı hepsinin lezzeti damağımda kaldı tekradan Karaköy Lokantası’na gidip o muhteşem tadları yemem farz oldu.

  4. Peki, bana email gönder (eren@yesek.com), sana yazı kurallarını göndereyim. Sana da sinir testler yapalım!

Leave a Reply

Your email address will not be published.