Rezene’de zeytinyağlılar

Son gittiğimde de iyi şeyler yazmışım, bu sefer yine beğendim. Rezene çorbası nohutlu ve buğdaylı, salçalı ve kekikli güzel doyurucu bir çorba. Otto neredeyse aynısına çok otantik birşeymiş gibi “Anne Çorbası” adını veriyor. Mercimek çorbası da iyi. Çiğ börek (daha doğrusu çibörek), olmuş. Selçuk yardığında müthiş bir koku geldi içinden. Zeytinyağlı tabağımdaki zeytinyağlılar, kapuska, sebze köftesi iyi. İrmik tatlısı ise tam kıvamında: tane tane, çam fıstıklı ve fazla tatlı değil. Tabii kaç zaman sonra garsonun tanıyıp kibarca buyur etmesi en can alıcısı. (3 kişi 41 lira)

Rezene’de kabak kalye

Bir ara Giray’ın bir projesine iş yaparken öğlenleri geliyorduk buraya. Şişli’de olduğundan şimdi pek yolum düşmüyor. Bugün spordan çıktığımda beslenme saatim geldiğinden fırsat bilip gittim. Tarhana çorbası içtim, kabak kalye ve tavuk köftesi yedim. Tavuk köftesinin yanına pilav, patates istemiyorum deyince domates koydular. Burayı sevmemin sebebi, servis ve ev tipi lezzetli yemeklerinin yanısıra işlerini severek yapmaları: Özgün yemekleri var (ör. rezene çorbası), kilo ile baklava, mantı, yaprak sarma satıyorlar, gözleme ve çiğ börekleri cömert ve daha çok sattığı halde, diğerlerini bırakıp gözleme evine dönüşmüyorlar. (13 lira)

Akçaabat Köfte ve Piyaz’da köfte ve piyaz

Nişantaşı, Pangaltı, Osmanbey civarlarında gezinirken acıkanlar için iyi bir yer aslında burası. Varsa yoksa Trabzon ve Akçaabat fotoğraflarıyla kaplanmış. Özelliği olan Akçaabat köftesi güzel birşey. Selim Usta’nın köftesinin tanesi 1 lira diye dalga geçiyorduk. Burada 7 liralık porsiyonda 5 tane var! Piyazı da iyi hoş ama kıvırcıklı, havuç rendeli, yumurtasız halini Yurdakul amca aman görmesin, kafalarını koparır. Bir çorba, iki köfte, bir piyaz, su ve ayran, 24,5 lira. Bir de o gün birşeylere çok kızmış, bozulmuş bir garson kıza denk geldik. Şanssızlık herhalde.