Meşhur Sultanahmet Köftecisi’nde köfte

Selim Usta’dan sonra burada tekrar yiyince, köfteleri arasında çok büyük fark olmasa da buranın genelde daha iyi olduğunu çok daha iyi görüyor insan. Hele Selçuk’un da benim de açlık kan şekeri düşmüş, karşılıklı sinirli halimize çok iyi geldi.

Anne, Selçuk, ben. 3 mercimek çorbası, 3 köfte, bir piyaz, bir irmik tatlısı, 3 su, 3 çay. 36 lira.

Selim Usta’da kuzu şiş

Giray, Selçuk ve ben Pazar akşamı altımızda araba ile nerede yesek diye düşünüp kaşınıyoruz. Kabus yani. Ben artık bir yer önermiyorum böyle durumlarda. Dubb Indian’a gideceğiz diye Sultanahmet’e bir gittik ki Ramazan eğlenceleri dolayısıyla ana baba günü. At Meydanı’nda itiş kakış yürüdük Selçuk da görmemiş olmasın diye. Hint yerine Sultanahmet köftesine yönelip bu sefere Selim Usta’ya gittik. Daha yukarıdaki. Servis sevimsiz. Seksen senelik yerde sipariş alırken adisyona yazmalarını bekliyor nedense insan. Ne turistlere ne RTE’ye gerek, nasılsa para akıyor. Mercimek çorbası, çorba işte. Köftesi harika değil, sonuna doğru yağı ağzımda dondu. Salça yok. Salatayı unuttular. Sonrasında çay yok. İrmik helvası beklediğimiz gibi vasat. Kuzu şişi iyi, bi bunu becermişler. Yok, yok, az ve özün ne demek olduğunu daha doğru anlayan Tarihi Sultanahmet Köftecisi’ne gidile üç kapı aşağıda. (49 lira)