Pars’ta zereshk pollo

Taksim civarındaki ilginç seçenekler hızla tükeniyor. Selçuk’la Cumartesi öğlen sokağa çıktıktan hemen sonra acıkınca, İstiklal’de dolana dolana kendimizi Pars’ta bulduk. Pera Palas’ın karşısındaki İran lokantası. Girdiğimizde bir masada altı kişilik gruptaki Amerikalı çift Selçuk’u tanıyorlarmş meğer. Yemeği beğenmişler, iyi. Çünkü burası benim önerimdi ama birkaç yıl önce bir kere gelmiştim. Önce lavaş gibi bir ekmek, tulum peyniri ve nane getirdiler. Selçuk’un yediği Chelokebab Sultana‘nın köftesi çok lezzetli ve eti ise çatalla kesilecek kadar yumuşaktı. Ben de sırf zereshk için Zereshk Pollo, yani safranlı ve zereshk adı verilen ekşimtrak kuşüzümlü tavuk budu. Bol da pilav veriyorlar yanına. Yemekler iyi hoş ama müzik ve boş olması birazcık kastırıyor. Pahalıya da kaçıyor. Arada yine giderim yani ama çok da aklıma gelmez. (47 lira)

Umut Ocakbaşı’nın sebzeli kebabı

Barış İstanbul’a her geldiğinde Umut Ocakbaşı’na mutlaka gidiyormuş. Selçuk’un da arada ona takıldığını biliyorum. Bu sefer ben de takıldım. Sokağa yayılmışlar, içerideki katlarda müşteri yok ama masalara yetişememekten şikayetçiydiler. Önce soğan piyazları, ezme, maydanoz geldi, rakı istedik. Sonra arada muhabbet ede ede üç saate yayılan bir zaman zarfında toplam üç porsiyon çöp şiş, bir sebzeli kebap ve közde domates biber ısmarladık. Çöp şiş çok çabuk soğuyor ama iyi. Sebzeli kebap ise harikaydı. Barış’ın da belirttiği gibi, yağlarının döküldüğü lavaşla yiyince daha da harika oluyor. Selçuk listeye almamız gerektiğini söylüyor. Bir de ocağın başında da oturmak gerek kışın. (83 YTL)

Gelik’te tavuk şiş

Giray, annem ve beni havaalanında karşıladı. Akşam 9:30-10:00 gibi olduğundan yakınlarda bir yerlerde yemek istedik. Gelik’in Ataköy’deki kebapçı şubesinde bahçede oturduk. Kuyu kebabı bol yağlı ve lezzetliydi ama esas tavuk şişi çok iyiydi. Dışı çıtır, içi yumuşak ve çok lezzetliydi. Keşke başka yerler de çok bayık bir şeymiş gibi görünen tavuk şişi böyle güzel yapabilseler.