Demgah’ta eyvallah

Demgah - NevizadeHayri’nin 3 haftalık memleket ziyaretinin sona ermesi ve uğurlanmasının gerektirdiği gereksinim ile Alican’ın 14 yaşından beri müdavimi olduğu Nevizade’deki Demgah’ta konuşlandık. Klasik meyhane nevalesi tükettik: haydari, fava, patlıcan salatası, köpoğlu, göbek salata, paçanga, tereyağlı karides, yaprak ciğer ve 1,5 yeşil Efe, sonrasında meyve, çay ve kahve. Davul zurna olmadan asker yollanmazmış; bizimkisi gurbet çilekeşi, çalgıcılar pakladı! Yaprak ciğer ve köpoğlu enfes, diğer mezeler düzgün meyhane kalitesinde. 4 kişi, 175 tl + çalgıcı bahşişi.

Num Num’da bruschetta

Annemle shop-shop maratonunun Pazartesi-Kanyon etabında mola verince Num Num’da birşey içelim dedik. Yanına böyle paylaşabileceğimiz atıştırmalık sadece bruschetta’yı bulabildik, ısmarladık. Hani fakir bir çifte piyango çıkmış, lokantaya gitmişler, hardalı herkesin çok az kullandığını görüp “artık nasılsa zenginiz” diye boca etmişler, kadının gözünden yaşlar boşanmış… Tolga, aynı şeyin Amerika’da ilk defa suşi yerken wasabiyle başlarına geldiğini anlatmıştı. Aynı şey bu sefer Num Num’un aşçısının başına balsamik sirkeyle gelmekte anlaşılan. Bruschetta değil kare tost ekmeği üzerine bol sirkeli domates salatası şeklinde tarif etselermiş tek şikayetim servisin yavaşlığı olurmuş. Bruschetta 13 lira.

Pando’nun kahvaltısı

Dışarıdaki masada kasketli genç biri oturuyor. Birden başına ilkokul çağında 15 kız üşüşüyor, imza isteyip cep telefonuyla resim çektiriyorlar. İçeridekiler arada çaktırmadan merak içinde bakarken, Pando amca önce bize soruyor. Sonra dışarıda kızlardan birine soruyor ve sonunda Emret Komutanım dizisinde oynayan bir tip olduğunu öğreniyor.

Sürekli süt kaynıyor. Müşteri için bir bardak doldurdukça, kazana bir bardak soğuk süt ekliyor. Ortalık sakinleşince kazandan üç beş bardak çıkarıyor. Kazanın duvarlarını sütle ıslatıyor. Kafasınca bir formülü var sıcak tutmak için.

Yanımızdaki masada Fransızca konuşuluyor. Biri belli ki mihmandarlık yapan Türk arkadaşları. Sıra hesaba gelince Pando amca Fransızca ‘ne yediniz bakiim?’ patlatıyor.

Ben nedense Pazar sabahı kapalı olabilir diye düşündüm ama kapalı olmamakla kalmayıp, tam gaz kahvaltı yetiştirmekteydiler biz gittiğimizde. Bana ilginç gelen kaymakçı Pando ya da Bulgar’ın Yeri’ne girince başka bir zamandan kalan, kaybolmakta olan değerleri temsil eden bir mekana düşüvermeyip, orada oturdukça içine yavaş yavaş çekildiğimi farketmek oldu. “Ben niye sabırsızlanıyorum ki çay gelmiyor diye?” veya “Ben en son ne zaman sıcak süt içtim?,” diye önce düşünmeye başlayıp, sonra düşündüğümü farkettim.

Basit olduğu için herkeslerin zorlandığı en temel kahvaltı: İki bal-kaymak, biri menemen biri sahanda sucuklu iki yumurta, yanlarında sıcak yarım ekmek, bir peynir-domates-zeytin tabağı, dört çay 25 lira.

Balıkçı’dan’da mantarlı levrek

Balıklı ebruŞişli’de yeni yer keşfettik. YKM’nin yanındaki sokağa girince solda. Tam adı galiba Balıkçı’dan Balık Lokantası. Şişli’nin ortasında balıkçı dükkanı macera ne yazık ki bu devirde. Ama içeri adım atmadan iyi bir yer olabileceğini anladık çünkü öğlen 1:30 gibiydi ve doluydu. Ağlarla, kabuklarla ve yanda bizce en hoşunu gördüğünüz balıklı ebrularla balıkçı havasını, en azında Şişli’nin göbeğinden uzakta bir yerde olma hissini vermişler. “Balıkçı”nın kim olduğu belli. Kasada duran kır saçlı at kuyruklu adam. Yüzünde derin çizgiler ve istediği anda süper aksi olabileceğini çaktıran bir ifade. Ama aynı zamanda titizlenen bir işletmeci.

Benim sebzeli balık çorbam bana göre limonlu ama iyice. Folyoda mantarlı levrek de iyi. Çoban salata sınavını kesinlikle geçiyorlar. Selçuk’un güveçte fener kavurması benim balığımdan daha iyi. Güzel kahve de var. 33 lira.

Balıkçı'dan Balık Lokantası

Hanelerine Yazıldı

Geçen gün eğlenceli bir siteye rastladım. İstanbul’da yemek yenecek yerlerden bahseden site, blog falan az ya. Bu blog’un yapanlar da belli ki aynı dertten muzdarip. Cep telefonunun kamera özelliğini kullanıp, yedikleri yeri ya oracıkta ya da hemen arkasından arabada, sokakta, başka bir kafede kameraya konuşup değerlendiriyorlar. Videolar 8 dakikalık. Bazılarında restoran kritiği işin bahanesi olmuş, geyik yapıyorlar ve bazen bayağı komik. Bir taraftan da üşenmeyip doğrucu davutluk yapmalarını takdir ettim. Link’lere eklemeyeceğim ama yine de bahsedeyim istedim.

www.hanelerineyazildi.com veya www.restorankritikleri.com