Giritli’de Pazar

Malum İstanbul’da iki Giritli balık lokantası var. Gerçek Giritli Armada otelin orada olan ‘Giritli.’ Yazın Bodrum Türkbükü’nde de açıyorlar. Pazar keyfi için Jülide, Ümit, Kenan gittik. Başlangıç olarak herkese tadımlık gelen deniz mahsullu şehriye pilavı lezizdi. Mezelerden deniz börülcesi, (2 tane daha adını hatırlayamadığım ot), balık pastırması, füme torik, soğanla marine çiğ levrek yedik. Ara sıcak olarak ahtapot ızgara ve kalamar yedik. Tıkandık, balık yiyemedik ama tatlı olarak parmak tatlısı ve üzerine elma rendelenmiş helva yedik. Yemekler gerçekten parmak yedirtecek cinsten; herşey kıvamında pişmiş, taze, ve tatlar harika.

Saray’da aşure

Yabancı misafiri İstiklal caddesindeki Saray’a götürdüm. O iskender yedi, ben aşure. Aşure dışarıda yediğim en iyi aşurelerdendi. Üstüne misafir ‘tatsın’ diye tavuk göğsü yedik, sindirsin diye 1 kahve, 1 cappuccino içtik. 34 YTL.

Wagamama trajedisi

Cumartesi öğleden sonra aktivitesi olarak yurt dışından gelen arkadaşımıza Kanyon’u gezdirelim dedik ve gittik. Masaya ters oturduk;garsonla ‘niye Coca-Cola yok Pepsi var’ dialoğu yaptık. 2 gyoza -bir tavuklu bir ördekli-, 2 etli, bir somon teriyaki noodle ısmarladık. Gyoza’lar vaktinde geldi ama bizim noodlelar dükkan boş olmasına rağmen bir türlü gelemedi. Tam geldi derken 3 tabağı taşımaya çalışan garson temizleyiciden 2 saat önce almış olduğum beyaz paltomun üzerine tabağın sosundan boşalttı. 3 tabakta da etler noodle’dan soguktu. Bir bakalım derken paltoyu kuru temizlemeye vermişler, 2.5 saat paltosuz Kanyon’da mahsur kalmış oldum. Binbir özür dilediler.

House Cafe Tatlıları

Son bir hafta içinde 3 defa çeşitli House Cafe’lerde tatlı yiyince yazmak farz oldu. Efendim orman meyveli crumble, kestaneli çukulatalı cheesecake ve armutlu kek (ters düz kek mantığında) yedim. Armutlu kek zengin kek tabanlı -hani havuçlu kek kıvamında sanırım ceviz de var içinde- üstünde de armutları olan bir tatlı; çok güzeldi. Kestaneli çukulatalı cheesecake, beklediğimden güzeldi. Bilen yemiş olanlar için Cheesecake factory’nin cheesecake‘lerini andırıyordu diyeyim. Maalesef orman meyveli crumble‘ı beğenmedim. Crust çok yağlıydı, meyvelerin karışımı hafif de olsa öksürük şurubunu andırıyordu. Cappucino ve tatlı averaj 12.5 YTL tutuyor.

Al Jamaal

Nihan’ın ön ayak olması ile, Eren, ben ve Nihan eski Cahide On5’in yerine açılan İzzet Çapa’nın mekanı Lübnan lokantası Al Jamaal’a gittik. Duvarlar sarı yaldızlı, aynalı, sallanan boncuklu, etraf şeftali kokuyor, yerlerde de gül yaprakları var. Etrafa Al Jamaal yazısı yansıtılıyor. Üç beş normal masanın dışında, duvara bitişik düz koltuğun üzerine sinilerle üçlü oturma masaları yapılmış. Herhalde gece ilerledikçe masalar kalkıyor diye düşündük. Yerken eğilmek ve sağa sola dönmek gerekiyor, biraz rahatsız olmuş tabii.

İki menüden seçebiliyorsunuz. Ya sadece meze ya da meze artı ana yemek. Biz sadece mezeyi seçtik. Valla şahsen Lübnan mutfağını severim, hatta bazı meze uygulamalarının tadını Türk versiyonlarından daha çok beğenirim ama burada aradığım tadı bulamadım. Soğuk mezeler arasında labne (labne peyniri ya da süzme yoğurt türevi), baba ganoush (tahinli patlıcan), nohutlu mantı (nohut, altına kıtır ve yoğurt), muammara (bildiğimizden daha tane tane), tabouli (kısır türevi), 2 adet daha patlıcan ezme türevi, çiğ köfte, vb vardı. Sıcak mezelerde de küçük lahmacun, fallafel, içli köfte türevi, ismini hatırlayamadığım lübnan köftesi vardı. Gördüğümüz dans ve şarkı şov güzeldi- biz uzun kalmadık. Semiramis Pekkan ve Deniz Akkaya da yemek yiyenler arasındaydı. 3 kişi 275 YTL. hesap geldi. Ambians ve şovlar için tekrar giderim; ama içki içmek lazım, masada oturmak lazım, (harem kısmı ayrı oda gibi eğlenceye müsait) bir de yanıp sönen ışıklara hakim olsalar ne güzel olur!

Ulus 29’da doğum günü

Nihan’ın doğumgününü kutlamak üzere Ulus 29’a gittik. Yemekler her zamanki gibi muhteşemdi. Yaş ortalaması korktuğum kadar yüksek değildi. Malum genelde averaj 45-50 oluyor, ben 60 bekliyordum! Buraya yemeğe gelen hedef kitleyi de hemen hemen iş yemeği, aile yemeği, kutlama ya da sadece hava satma diye ayırabiliyoruz. Yan masadaki ‘ailesi’ ile yemeğe gelen kadını bozdurup 3 daire almak mümkün diye düşünüyorum.

Başlangıç olarak sebzeli tofu, ana yemek olarak da somon yedim. Somonu kurutmadan ve çiğ bırakmadan pişirebilen ender yerlerden. İrfan’ın ana yemek olarak yediği ördek inanılmaz güzeldi; çok yağlı olmadan ve kurutmadan ördek pişirmek maharet. Bol kırmızı şarap içtik. Hesabı görmedim ama adam başı 120 YTL.’den aşağı değildir.