Abracadabra’da şok etkisi

Abracadabra’nın yemeklerini seviyorum, önceden söyleyeyim. Ama ne var ki bu sevgi, bütün gece gelmeyen yemeğime, hesaba -yenilip içilmediği halde- fazladan yazılmış bir şişe şaraba ve bir humusa ve de aşırı kazık fiyatlı bir doğumgünü pastasına (8 kişilik pasta 100 ya da 120 YTL) sinirlenmemi engelleyemedi.

Geçtiğimiz cumartesi gecesinin sonunda, 9 kişi olarak, 6 ana yemek, 1 peynir tabağı, 1 patates kroket, 1 humus, 3 şişe şarap, 1 şişe rakı, 1 kokteyl, 2 kola, 1-2 çay & kahve ve de 1 pasta karşılığında yaklaşık 800 YTL hesapla karşılaştık. Neredeyiz anlamadım ki?

9 Replies to “Abracadabra’da şok etkisi”

  1. Teşekkürler Ceyda Hanım!Çok iyi bir soruyla bağlanmış yazınıza az bile!:)Sevgi ve saygılarımla.Hülya.

  2. Ya oranın yemekleri güzelde, servis hizmetinde bazı problemler var. Yemediğin şeyler yazılıyor hesaba. Gerçi sahipleri Dilara ve Ahmet çok cana yakın iyi insanlar. Bu ay Food&Travel dergisinde de çıktılar, Mehmet Yaşin filan takılırmış devamlı. İnşallah daha da fiyatlar yükselmez. Ama yemekler gerçekten güzel. Özellikle haftasonları kahvaltıyı şiddetle tavsiye ederim.

  3. Ya mümkünse belli bir yemek kalitesi ve çeşitliliğini tutturmuş ,herkesin gidebildiği ve keyif aldığı yerleri artık yazmasalar?…N’olur ya!Tanınmış biri gidip yazmaya görsün!Tamam belki kalite devam ediyor ama fiyatları kimse tutmaya görsün,kabus gibi,resmen yetti canıma yaaa kendim keşfedip cok keyif aldığım yerlerin Ruhuna El Fatiha okumaktan.İmdattttttttttttt diye bağırmak geliyor içimden her defasında!Tutmayın kendinizi siz de bağırın bence benim gibi düşünüyorsanız.Hülya.

  4. Bir arkadaş tavsiyesiyle beş kişi geçen akşam Abracadabra’ya gittik. Bir küçük şişe rakı, dört çeşit tadımlık, birer tabak ana yemek ve üstüne tatlı yiyip, kapanışı kahveyle yaptık. Hesap : 465 milyon !!!!
    Tadımlıklardan humus, çay tabağı boyutunda bir tabakta ve iki milim kalınlığında geldi. Tam biz humusun miktar ve ebadıyla dalga geçerken, ”Yahu börek söylemiştik nerede ? ” dendi. Meğer bir likör kadehinin içinde duran kraker görünümündeki dört adet çubuk, pastırmalı paçangaymış !!!!! ”Bir Börek” ki, adı gibi orijinal !! Dört tanesine 8 milyon ödediğimiz, içine pastırma tozu serpilmiş, alay edercesine masaya konmuş bu krakerlerin şokunu atlatamadan, yine porsiyonu 8 milyon olan ve 5 kişi olduğumuz halde içinde sadece 4 adet mini kroket bulunan bir küçük tabak daha masada yerini aldı. Bu arada Türkçe bilmeyen ve nereli olduğunu bir türlü tam olarak anlayamadığımız bir garson da, bütün iyi niyetiyle bize yardımcı olmaya çalışıyordu …
    Karafta servis edilen 35 cc lik rakıdan da, bardaktan bardağa hak geçmesin diye aktararak, sadece 3 kadeh doldurmayı başarabildik.
    Umudumuzu ana yemeklere bağlamıştık. Etlerin yanındaki garnitür, sanki yol kenarından toplanmış gibi duran bir avuç yeşillikti.
    Ne gözümüzü, ne de karnımızı doyurabildik. Zaten o muhteşem boğaz manzarasını da önümüzdeki camın pisliğinden tam olarak göremedik.
    Böylece Abracadabra’nın hiç bir şey vermeden cüzdan boşaltmak gibi bir sihirbazlıkta ne kadar usta olduğunu bu lüzumsuz geceyi yaşayarak

  5. Costa, siz kişi başı hemen hemen 90 vermişsiniz. Biz, bir bardak şarap içip kalkan kişiyi çıkardığımızda, adam başı nerdeyse 100 veriyorduk az daha. Fazladan yazılanları çıkartınca bu rakam 90’a düştü. Sanki Boğaz’daki balıkçılardan birindeymiş gibi hissediyor insan kendini: ne yersen ye, ne kadar içersen iç, o masaya oturup içki içersen adambaşı fiks bir para vermek durumundasın. İlginç!!!

    Acaba Abracadabra’nın binasına ödediği kira mı çok fazla? Bilemiyorum ama cafe gibi bir yerde oturduğunu sanıp yemeğin sonunda abartı yüksek bir mebla ödemek, insanı -en azından beni- en çok şaşırtan….zannedersem.

Leave a Reply

Your email address will not be published.