Hayri’de mantar

Ben de seni seviyorum Hayri Amca. Salatanın üstüne haşlanmış brokoli serpmeni seviyorum. Durup dururken bir tabak mantar çıkarıp “Bi arkadaşım gönderdi bu mantar turşusunu. Kışın sadece 15 gününde, o da yağmur yağarsa çıkıyor, Kastamonu’nun bir köyünde.” demeni seviyorum. Ortaya gelen tepeleme balık yığınını silip süpürdüğümüz için bizi takdir etmeni, balığı iki didikleyip bırakanları kınamanı. Ne zaman masadaki muhabbeti bölüp sempatiklik yapacağını, ne zaman bizi kendi halimize bırakacağını bilmeni. Sokakların ıssız olacağı kadar soğuk bir kış gününde, bir kış tatilinde yazlık yere gelmişiz de şansımıza açık bulduğumuz tek yere sığınıp ısınmaya çalışıyormuşuz, küçük kasabanın muhabbeti olan tek mekanını bulmuşuz hissini dükkanının yine yeniden verebilmesini. Senin beni sevdiği nereden biliyorum? Bir, biliyorum işte. İki, sen hepimizi seviyorsun.

One Reply to “Hayri’de mantar”

  1. Hayri Abi iyidir hoştur ama, fark yarattığını sandığınız samimiyeti ne yazık ki sahici değildir. Güzel bir balığı Arnavutköy’de nereye gitseniz bulabilirsiniz çünkü Arnavutköy’ün sokakları bile balık kokar. Sonra Hayri Abi’nin yerini görürsünüz, diğer balıkçılara göre ne kadar salaş, ne kadar davetkar, ne kadar de bizdendir. İki kişi gittiğiniz zamanlar tamam da, kalabalık gittiğiniz zamanlar hesabın anlamsızca kabarmasına öncelikle oldu bir yanlışlık dersiniz, ne de olsa Hayri Abi ‘nizdir o sizin, gelip memnuniyetinizi soran. Bir süre sonra samimiyetinin göstergesi olarak sunduğu ikramların bile fiyatlandırıldığını, 5 şişe suya 25 lira fiyat biçildiğini görürsünüz. İşte o an, Hayri’nin sahibi Hayrettin Abi’nin samimiyet maskesini sadece daha fazla kazanmak adına kullandığını görür, hem naiflik adına hem de kendi adınıza üzülürsünüz. Sonuç olarak Arnavutköy’de iyi balık yenecek çok yer vardır, ancak Hayri ne yazık ki vaad ettiği samimiyette samimi değildir.

Leave a Reply

Your email address will not be published.