Antiochia’da muhammara

Antiochia’nın sahibi/ortağı Süleyman’dan malzemenin her gün Antakya’dan geldiğini, bu işi para için yapmadığını, dondurmanın taze sütten yapıldığını, İstanbul’a gelişinde her gece burada yiyen yabancılar olduğunu dinlerken, bu anlattıklarını son bir yıldır defalarca tekrar ettiği için kendisiyle sürekli kavga ediyor gibi geldi bana; samimiyetini kaybetmekten korkuyordu. Üniversitede tam fildişi kule sakini bir edebiyat profesöründen bir ders almıştım. Aynı Toni Morrison’ları, William Faulkner’ları belli ki o kadar uzun yıllar aynı şeyleri anlatmıştı ki artık anlattıkları iyice damıtılmış, anlatışı neredeyse okuduklarımızla yarışır hale gelmişti. Onca tekrara rağmen, hissederek, samimi bir şekilde anlatıyordu. Mesela Carlo Petrini’yi bir defa dinledim ama onun için aynı şeyi söyleyemem. Damıtılmış her cümlesinin etki ettiğini biliyor, aşırı güvenle her insieme deyişinde, dinleyenlerin hayranlık içinde sindirmesini bekliyordu.

Antiochia’ya gidip de Süleyman’ın masanıza gelip konuşmaması zor, dolayısıyla gayrıetik birşey değil bence bunu yazmam. Dört-beş masalı küçük bir yer zaten. Menü kısa ve öz. Maliyet düşürmek için malzemeden çalmadıkları, söylediği gibi,  tadlarından da belli. Yemekler de anlattıkları gibi: binlerce yıldır Antakya’da yapılan yemeklerin damıtılmış ve samimiyetini yitirmemiş hali. Antakya’ya gittin yedin mi ediyorsun bu lafı diyebilirsiniz ama binde bir mültefit olacağım tuttu, haklı bile çıkabilirim.

Humus, muhammara, kekikli zeytin, patlıcan, roka salatası, pulbiberli lavaş, şiş ve dürüm, içli köfte. Reçel veya macun olarak da bildiğimiz ceviz tatlısı, sütten dondurma. Birer kadeh rakıyla 4 kişi 150 lira.

www.antiochiaconcept.com

One Reply to “Antiochia’da muhammara”

  1. Bu yaziniz üzerine bende birşeyler yazmak istedim.
    Galiba ilk zamanların Heyecanı olmuş bende ve tabi Çevremdekilere yapılan yemeklerin aslında ne zahmetle ve ne güzel malzemelerle yapıldığınıda heyecanla anlatmaya çalışmışım..

    Neticede sorumluluk adına , gelen Dostlarımıza bunu ifade etmek kötü yada sıkıcı olmasa gerek, tabi içlerinden söylenen arkadaşlar olabilir ama ben yaptığımın ne oldugunu bilmekle birlikte paylaşmayıda seviyordum.

    Sevgilerimle..

Leave a Reply

Your email address will not be published.