Musafir’de butter chicken

Giray bir iki ay önce Talimhane’de Musafir adlı Hint lokantasına gitmiş ve beğendiğin söylemişti. Yaz, dedim, yazmadı. Dubb’la ilgili yazım için yorum yazan biri de tahminen buranın butter chicken’ının dünya dışı olduğunu yazmıştı. Dolayısıyla, AKM konseri çıkışı ne annemi ne babamı ne kardeşimi Musafir’e ikna etmek zor olmadı. Önce eski sokağına sonra yeni taşındığı sokağa gittik. Bir masada iki İngiliz kız, bir masada bir Hintli ve iki Türk vardı.

Açtık, yanında nane masala sosuyla sebze samosa ve tavuk pakora iyi geldi. Samosanın hamuru, pakoranın nohut unuyla yapılması, Coca-Cola’nın yeni suyu Damla’nın birşeye benzeyip benzememesi gibi şeyler tartışırken oyalandık ama ana yemeklerin geciktiği hissine kapılmaktaydık. Geldiklerinde herşeyi unuttuk. Kuzu pirzola masala, sebzeli biryani, butter chicken yedik. Kuzu pirzola haff acılı, bol baharatlı ve lezzetli; biryani hafif baharatlı, safranlı ve doyurucu, butter chicken da bol kajulu sosuyla çok güzeldi. Hepsinin tadı vardı. Bazı yerler malzeme ne olursa olsun tadı olmayan yemekler yapar, birşey eksiktir ya hani. Burada tam tersi o “olmuş” dedirtecek şey vardı. Ana yemekleri yerken, yanımıza gelen restoran sahibiyle konuşunca nasıl olmuş da olmuş, fikir edindik. Meğer masalardan birinde oturan o Hintli, aslında yarı Hintli yarı Pakistanlı, Manchester doğumlu, 15 yıldır Türkiye’de yaşayan, restoranın sahibi İmran Rana imiş. Bize şakır şakır konuştuğu Türkçe’siyle Türkiye’ye gelişini, Yeditepe’de İngilizce ders verirken gastronomi bölümünde hint yemekleri ile ilgili de ders verdiğini, Hindistan’a ilk gidişini, restorana baharatları nasıl temin ettiğini, menüdeki yemekleri tutturana kadar ne uğraştıklarını, neden gulab jamun yapamadığını anlattı. İlginçti. Tatlı olarak yediğimiz havuç rendeli, iki çorba kaşığı miktarındaki gajar ka halwa (evet, helva) meğer çok çok havuç ve çok çok sütle çok saatte yapılırmış.

Gulab jamun lafını Selçuk açtı, olsa yerdim dedi. Bunun üzerine İmran bey hem tam yağlı condensed milk (konsantre süt??) olmadığından hem de orijinalinin inek değil manda sütü olmasından dolayı aynı tadı tutturamadıklarını anlattı. Ben de çok bilmiyordum bunun ne menem birşey olduğunu. Süt ve unla top yapılıp, kızartılan lokmamsı bir tatlı diye anladım. Sonra da gül suyu konuyormuş ama tatlı popülerleştikçe unutan bir adet sanki. Charles Perry akımındansanız da, gulab‘la gülsuyu arasındaki dilbilimsel ilişkiyi çözmekte zorlanmazsınız.

Kalkarken bir de fil biblosu hediye etti, üç vakte fotoğrafını koyacağım. (93 lira)

www.musafirindian.com

3 Replies to “Musafir’de butter chicken”

  1. Gulab jamun kemalpaşa tatlısı gibi bişi, menüde olmadığı iyi aslında. Daha enteresan birşeyler olmasını tercih ederim. Aman bu sefer iyice merak ettim en kısa zamanda gidicem. Bir de güzel tay restoranı bulsan bir de eve servis yapsalar.

    Giray hint aksanı ile mi konuştu?

Leave a Reply

Your email address will not be published.