Zencefil’de çorba ve sebze salatası

Zencefil’i ilk keşfettiğimde, orta okuldaydım. O zamanlar, şimdi bulunduğu mekanla yine aynı sokakta yer alan eski minik yerindeydi. Orada yediğim ilk yemeği bile hatırlıyorum: domates soslu ve fesleğenli fiyonk makarna. Yemeğin adı, Zencefil usulü makarnaydı galiba. Yemekten önce gelen, küçük ekmek  dilimlerinin ve otlu tereyağının bende yarattığı mutluluk hala aklımda.

O zaman da buranın zarifliğiyle, sadeliğiyle, ufaklığıyla, yemeklerinin hafifliği ve ferahlatıcılığıyla bir kadın mekanı olduğunu düşünürdüm, şimdi de öyle düşünüyorum. İşte bu yüzden galiba, geçen hafta Baharla uzun zamandan sonra kız kıza bir buluşma ayarladığımızda, aklıma ilk gelen yer Zencefil oldu.

Masaya oturduğumuzda, önce tabii ki karışık sebze salatası söyledik. Arkadan da, içimizi ısıtacak yarım porsiyonluk birer ekşili çorba ısmarladık.

kopyasi-zencefil-kiki-006

Önden gelen ekmeklerle birlikte, karışık salatayı her zaman olduğu gibi mutlu mutlu yedik. Börülce kıvamında haşlanmıştı. Pancar ve buğday gayet lezzetliydi.

Salata iyiydi; içinde nohut, buğday, pazı ve nar ekşisi olan ekşili çorba çok çok iyiydi.

kopyasi-zencefil-kiki-010

Hem doyurucu, hem de oldukça lezzetli bir çorbaydı. Yarım porsiyonu, her yerde verilen bir porsiyonluk miktardaydı. Yanında getirdikleri incecik kesilmiş peynir, Zencefil’in hoş bir detayıydı.

Bu küçük lokanta, yine etkiledi beni. Kapisindan yine gülümseyerek çıktım. Bahar da memnundu halinden. Hatta ertesi gün, mail attı bana, ” İyi ki de Zencefil’e gitmişiz” demek için.

Toplam hesap, 3 kola, 1 latte, 1 karışık bitki çayıyla beraber 45 TL geldi.

Leave a Reply

Your email address will not be published.