Eftalya: olması gerektiği kadar

kopyasi-eftelya-neda-dgunu-240708-002.jpg

Dün akşam Arnavutköy’de, Eftalya Restaurant’ta Neda’nın doğumgününü kutladık. Biz oraya vardığımızda, masa önceden hazırlanmış ve belli başlı mezeler konmuştu: beyaz peynir, kavun, peynirli karışık salata, levrek sarma, deniz börülcesi, turşu, kırmızı soğan ve zeytinyağlı domates, patlıcan salatası ve mısır ekmeği. Bir tek levrek sarma ilginç göründü gözüme, gerçi tadınca bir olayı olmadığına kanaat getirdim. Körinin çok ağır bastığı bir tür soğuk balık mezesi olmuş, hoşuma gitmedi.

kopyasi-eftelya-neda-dgunu-240708-003.jpg

Ara sıcak olarak karides sote tarzı bir şey, bir de kalamar tava aldık. Bir de bunların yanına levrek marine.

kopyasi-eftelya-neda-dgunu-240708-047.jpg

Karidesi çok pişirmemişler, tadı yerindeydi. Kalamar da yine öyle, olması gerektiği gibi pişmiş, lastik olmamıştı.

kopyasi-eftelya-neda-dgunu-240708-048.jpg

Levrek marine ağırcana, beyaz /krem rengi arası bir sosun içinde geldi. Sosundan hafif sıyırıp yediğimde lezzetli bir meze oldu benim için. Geçen hafta Balıkçı Sabahattin’de yediğime hiç benzemiyordu, hatta ana malzemenin levrek olması dışında hiç bir ortak özelliği yoktu diyebilirim. Hangisi gerçeği, hangisi uyarlaması bilmiyorum.

Ana yemek olarak bir şey yemedik. Tatlı olarak ortaya iki tane volkanik dedikleri, içinden sıcak çikolatalı sos akan çikolatalı kek geldi. Yemeklerin yanında bazımız rakı, bazımız da beyaz şarap (Sarafin Fume Blanc) içtik. Hesap kişi başı 60 YTL geldi.

Olması gerektiği gibi pişen sıradan mezeler ve deniz ürünleri canınız çektiyse, yemeklerde bir ilginçlik aramıyorsanız ve de Boğaz’a karşı rakı-balık istiyorsanız, Eftalya’ya uğramak fena olmayabilir. Ben açıkcası bir kez daha gitmeyi pek düşünmüyorum.

Leave a Reply

Your email address will not be published.