Changa’da passionfruit dondurması

Eh, ara sıra böyle güzellikler de düşsün buralara… Daha önce sadece barında içki içmiş olan Nihan’ın aklında kalması ve İstanbul’a gelmesi sayesinde o, Emel ve ben Changa’ya gittik. İnsanlar ne kadar ayılıp bayılsa da, sonuçta burası herhangi bir büyük şehirde bulunabilecek, herhangi bir “şık, kozmopolit” mekan. Biraz generic hatta. Ama şikayetimiz yok, hele dışarısı ile olan tezatı düşününce. Müşterilerin ne çok sosyetik ne de fazla kozmopolit (read: loud Americans) olması, şehrin vıcık “in” mekanlar listesinden düşmüş olması da aslında olumlu, gayet olumlu. Menüsünde imla hata olmaması ve frenkçe sözcüklerin italikle yazılmış olması da üzücü bir şekilde olumlu.

Yemekler, çok şükür, içeriği ve yaratıcılığı ile ilgilenebileceğimiz, “yakmasalarmış, fazla ekşi olmuş” dertlerine düşmeyeceğimiz kalitedeydi. Menüde yemeklerin detayı insanı yoruyor. Ben anladığımızı, gördüğümüzü yazıp, menüdeki hallerini bu entrynin sonuna koyacağım. Başlangıç olarak kızarmış kabak çiçeği, ıspanak salatası ve domates salatası aldık. Benim dört adet lorlu kabak çiçeğim valla güzeldi. Aslında böylesine basit birşey yemek için Changa’ya gelmek zorunluluğu koyuyor bazen İstanbul’da. Ana yemek olarak onlar somon istedi, ben de bonfile. Lapsang Souchong çayıyla marine edilmiş olmasına kandığım ve hakikaten orta gelen etin yanında marul salatası vardı. Yine atla deve olmamakla beraber, salataya azıcık kişniş katıverebilmek için Peter Gordon olmak gerek demek ki. Somonun genelde fazla pişirilmesinden şikayetçi olan Emel, bunu tam kıvamında pişmiş bulup takdir etti. Star anise ve zencefil tatlarının seçilememesi ama somonu harikalaştırması da sanırım buraya gelmemizin sebeplerinden biri. Özel Kav Öküzgözü, Boğazkere şarabımızdan memnunduk, inşallah çok büyük gurme günahı işlememişizdir. İki tatlı isteyip paylaştık: Lime aromalı çikolatalı kek, pişmaniyeli ve bezeli passionfruit dondurması. Dondurma bence yemeğin highlight‘ı idi. Belki az ve öz yediğim ama çok sevdiğim passionfruit‘a karşı zaafımdandır. Bütün bunların hediyesi 213 liracık.

Eh, artık Selçuk bana Changa borcunu Sabancı Müzesinde açacakları müzedechanga ile öder!

Menüden seçtiklerimiz:
– Lor peyniri ve fesleğenli kızarmış kabak çiçekleri
– Kuzu ıspanak, proscuitto chips, ızgara kabak ve eski kaşar salatası
– Badem, turşulanmış soğan, kargı tulumu, kaya koruğu, ve taze baharatlı domates salatası
Lapsang Souchong (isli çin çayı) ile marine edilmiş bonfile ve taze baharat salatası vardı
– Star anise ve zencefilli somon, yeşil çaylı soba noodle, ekşili salatalık ve yeşil elma salatası
– Lime aromalı çikolatalı kek, bergamut şekerlemesi ve yeşil çay yaprakları
– Beze, passionfruit krema, passionfruit dondurma ve pişmaniye

www.changa-istanbul.com

One Reply to “Changa’da passionfruit dondurması”

  1. Geçen gün Şarabi’nin menüsünde passionfruit‘lu bir tatlı gördüm. Türkçe’ye Çarkıfelek meyvesi diye çevirmişler. Galiba bu ismi başka bir yerde de görüp unutmuştum. Aklıma kazınması için bir an önce Şarabi’ye gitmem lazım!

Leave a Reply

Your email address will not be published.