Çatana

Bütün Anadolu yakasını “Karşı yaka” diye adlandıran bir sitede insan kendini yalnız hissediyor doğrusu… Çatana Suadiye’de, sahil yolunda. Denize bakıyor olmasına karşın manzaranın mekanın önemli bir parçası olduğunu hissetmiyorsunuz. Hafta içi olmasına karşın tıklım tıklım dolu, rezervasyonsuz gitmemekte fayda var.

Levrek marin, ahtapot, turp otu ve lakerda ile başladık. Özellikle turp otunu beğendim. Yeşillik cinsinden yalnız tere getirebilmelerini biraz yadırgadım, fakat levrek marin ve ahtapotları mükemmeldi. Sonra gelen kalamara diyecek bir şey yoktu, gevrek, sıcak, hamuru son derece ince ve düzgün. Yengeç bacakları için ise aynı şeyi söyleyemeyeceğim, fazla kalın bir hamurla ve galeta unu ile kaplanıp kızartılmış, patates köftesi mi, yoksa yengeç bacağı mı, anlamak zor. Acılı karidesi pas geçmekte fayda var, bana fazla yağlı geldi. Jumbo ise sahiden lezzetli ve denemeye değer. İkramları olarak gelen tatlıyı – maalesef adını bilmiyorum, parmak büyüklüğünde, baklavamsı, sıcak servis yapılan bir şey – tatlı yemememe rağmen silip süpürdüm. Kahveye de 10 puan veriyorum. Servis itinalı. Özellikle hoşuma giden şey, rakı için ne kadar su, ne kadar buz kullandığımı bir kez sorduktan sonra hiç aksatmadan aynı şekilde servis yapmaları oldu. Hesabı ben ödemediğimden fiyatları bilmiyorum.

3 Replies to “Çatana”

  1. Sen şimdi o “karşı yaka” yaramıza merhem olacaksın inşallah. Sen düşünedur karşı yakayı hangi kategorilere böleceğimizi. Artık içinde 135 yazı olan Taksim-Beyoğlu’nu da bölmek gerek zaten.

  2. Ben İstanbul’daki bütün balık restoranlarının sanki tek şef varmışçasına aynı mezeleri vermesine dayanamıyorum. Madem balık bu kadar pahalı bir yemek bari azıcık varyete olsa.

    Yengeç bacağını okuyunca aklıma geldi. Güzel değilmiş ama gene de bir başlangıç sayılır.

Leave a Reply

Your email address will not be published.