8 İstanbul’da biraz ondan biraz bundan

Geçen cuma akşamı, Emek’in doğumgünü için, 8 İstanbul’da buluştuk. Derdi “tarz” olmak olan, havalı mekanlardan burası. Ortadaki kocaman bar, kırık bir Türkçeyle konuşan yabancı barmen, mönü tasarımı, birbirinden farklı masa ve sandalyeler, gelen insanlar, müzik, kısaca herşey, bana havalı olma isteğinin bir parçası gibi geldi. Kötü mü olmuş? Hayır. Hatta, bu tarz yerleri beğenen insanların rahatlıkla deneyebileceği ve büyük ihtimal sevebileceği bir mekan yaratılmış, bana kalırsa.

O akşam, 7-8 kişilik bir grupla beraber yemek yedik. Bu, benim adıma iyi bir şey, çünkü ne kadar çok insan, o kadar farklı yemek demek.

Ana yemeklerden önce, ortaya 4 çeşit başlangıç tabağı ısmarladık. Bunlardan ilki, İtalyan usulü kalamar ızgaraydı, yanında yeşillik ve acılı bir sosla geldi.

kopyasi-emek-dgunu-8-istanbul-270309-001

Kalamarın yumuşaklığı kıvamında, sos acı, onun dışında bir olayı yok.

İkinci başlangıç, chicken satay. Şişe dizilip ızgara edilmiş tavuk parçaları, yanında ve üstünde yer fıstıklı bir sosla servis edildi. Şaşırtıcı bir şey değil ama iyidir, yenebilir, dahası yerken zevk de alınabilir.

kopyasi-emek-dgunu-8-istanbul-270309-005

Üçüncü seçeneğimiz, domates & avokado & keçi peyniri salatası oldu. Bütün gece boyunca yediğimiz yemekler arasında, verilen parayı en çok hak etmeyen, bence bu tabaktı.

kopyasi-emek-dgunu-8-istanbul-270309-006

Avokado ve hormonlu domatesleri koca koca dilimlemişler, üzerine de erimiş keçi peyniri dökmüşler. Sonra da, bunun için 15 TL gibi bir para istemişler. Bu mudur ? dedim içimden. O sırada, tabaktaki tatsız tuzsuz domatesler bana bakıyordu.

Karidesli spring roll, son başlangıç yemeği oldu.

kopyasi-emek-dgunu-8-istanbul-270309-008

İç malzemesinden sakınmamışlar, dışını da çıtır çıtır kızartmışlar. Hoş olmuş.

Ana yemeklere gelince, benim denediğim iki tane oldu. Birincisi, Ayşe’nin ısmarladığı, gecenin tartışmasız assolisti, ginger soslu kılıç şiş.

kopyasi-emek-dgunu-8-istanbul-270309-012

Kocaman porsiyonda gelen kılıç balığı, gerçekten çok lezzetliydi. Löp etli olan bu nefis balığı güzel terbiye etmişler, yanına da uyumlu bir sos koymuşlar. Tavsiye ederim, bir gün 8 İstanbul’a giderseniz, bu yemeği bir deneyin.

İkinci ana yemek, kendime ısmarladığım Asya usulu fırında çipuraydı.

kopyasi-emek-dgunu-8-istanbul-270309-015

Oldukça büyük bir çiftlik çipurasını fırında pişirmişler. Üzerine de, Asyalı olduğunu iddia ettikleri bir sos dökmüşler ve yanına da fırında patates ve roka koymuşlar. Sosunun bulaşmadığı yerden bir çatal alınca, bilindik çiftlik çipurasının o yavan tadıyla karşılaştım. Kılıçtan sonra, bu yemek tam bir hayal kırıklığıydı.

Ve sonuncu yemek olarak, İpek’ in ısmarladığı Vietnam salatasından da tattım biraz. Kıtır kıtır lahanaları ve havuçları doğramışlar, soya filizi, birkaç taze ot eklemişler, lezzetli ve karar miktarda sosla karıştırmışlar ve ortaya hoş, ferah, sağlıklı, hafif bir salata çıkarmışlar. Ben beğendim açıkçası.

kopyasi-emek-dgunu-8-istanbul-270309-017

Bütün bu yemeklerle birlikte, beyaz şarap olarak Kav Narince, kırmızı olarak da DLC Boğazkere içtik. Yemekten önce barda içilen içkiler, diğer insanların yediği bonfileler ve pad thai ile birlikte, kişi başı hesap 118 TL geldi.

Anlaşıldığı üzere, burası oldukça pahalı bir yer. Kesinlikle tavsiye ederim, diyemiyorum. Fakat, denemekten zarar gelmez. Yarar gelir mi? Orasına siz karar verin.

6 Replies to “8 İstanbul’da biraz ondan biraz bundan”

  1. Kırık Türkçe ile konuşan yabancı barmen oranın sahibi karı kocadan birisi (koca) olan Joost. Hollandalı ama uzun süredir Türkiye’de yaşıyor. Kırık Türkçesi ondan.

    Gecenin dördüne kadar barın ardında hem müzik çalması hem de bardakları yıkamaktan kokteyl hazırlamaya kadar bizim havalı müessese patronlarının yapmasını beklemeyeceğiniz birçok işi yapması sizi şaşırtmasın.

  2. Denemekten degil ama kisi basi 118TL ile bence cebe zarar verdigi asikar!Sevgi ve saygilarimla.Hulya.

  3. Haftasonları, özellikle c.tesi akşamı için en az 2 gün önce rezervasyon yaptırlıması gereken ,iyi bir ambiansa sahip bir mekan.Bana göre fazla sosyetik fakat mekan sahibinin masamıza gelip sizinle bire bir ilgilenmesi beraberinde sımsıcak bir ortam yaratıyor.Bu arada mutfağın açık olması ve yemeğinizi pişerken izlemekte ayrı bir tat. Barda iştah açıcı bir kaç kadeh beyaz şaraptan sonra (sarafin chardonnay favorim) , başlangıç olarak spring rolls sebzeli ve baby kalamar tavsiyelerim arasında .Salatalardan tavuk salatası , taze roka yaprakları üzerine rendelenmiş permesan peyniri ve 3 şiş tavuk eti ile bnce doğru bir seçim. Ana yemek olarak favorim kuzu şiş ve devasa boyutta et shinitzel. Sarımsak soslu baharatlı patates kızartması ile gayet doyurucu. Ortama , damak tadına , müziğe , eğlenmeye önem veririm diyorsanız , bana göre doğru adres 8 istanbul .. Eren

  4. sizin için mekan sahibinin masanıza gelip sizinle ilgilenmesi o mekanın sıcak olması için yeterli bir kanıt oluşturduğunu düşünüyorsanız fikrimce büyük bir yanılgı içersindesiniz ki zaten velinimeti olan müşterilere karşı her mekan sahibi yeterince hoşgörülü ve güleryüzlü görülür yada öyle olmak zorunda hisseder,sonuçta bizler o mekanlarda yemek yiyen birşeyler içen ve dolayısıyla hesap ödeyen ve mekanın devamını sağlayan yegane unsurlarız elbette sizi hoş sözlerle karşılayacak ve en güzel şekilde ağırlayacaklardır ,fakat benim dünyanın pek çok ülkesinde gittiğim türlü türlü işletmelerde işletme sahiplerinin gerçek maksatlarını ve samimiyetlerini öğrenmek için geliştirdiğim bir yöntem vardır sizede tavsiye ederim.Dikkat ettiğim en önemli unsur işletme sahibinin bana nasıl davrandığı değil kendi çalışanlarına ne şekilde yaklaştığıdır ve bunun için özellikle bu durumu en iyi gözlemleyebildiğim masaları tercih ederim.Bu mekanda da gittiğim bir kaç seferde genellikle mutfağa yakın olan masalardan birini tercih ettim.Yine mutfağa yakın bir masada otuduğum böyle bir günde bizi az önce kapıda yüzünde asılı kalmış bir tebessümle karşılayan mekan sahibi bayanın hışımla mutfaktan içeri girdiğini gödüm ve o an bişeyler döndüğünü hissedip kulağımı biraz kabarttığımda bu güleryüzlü bayanın mutfak çalışanlarına avazı çıktığı kadar bağırdığını ve ağıza alınmayacak küfürler savurduğunu duydum.Yine girdiği gibi bir büyük bir hışımla yüzü kızarmış ve gözlerinden ateş saçarak dışarı çıktı ve bir kaç saniye kapının önünde durdu ve yüzü tekrar bizi kapıda karşıladığında ki gibi asılı kalmış bi tebessümle dolana kadar bekledi ve velinimeti olan müşterilerinin arasına o müthiş!? !?güleryüzlülüğüyle tekrar daldı.Etrafta sağa sola gülücükler dağıtıyor kazara bir garsonla yüzyüze geldiğinde biriktirdiği bütün öfkesini ona kusar gibi bir bakış atıyordu.İşte o dakikadan sonra o işletmenin gerçek puanıda benim beynimin bir köşesine kazındı.İşletmedeki bu durumu gördükten sonra artık yemeğim ızdırap,ruhumsa acı doluydu.Bir daha gelmemek üzere bu işletmeden ayrıldım ve kara listemin en dip noktasına yazdım bu mekanın adını.Size tavsiyem ,pek çok yerde lezzetli şeyler yiyebilir güzel içkiler tadabilir ve elbette en güzel şekilde ağılanabilirsiniz ama bir mekanı özel ve güzel kılan şeyler sadece bunlar değildir arada bir mutfağın diğer tarafına geçin ve hayata bir de o taraftan bakmayı deneyin….saygılar

  5. Nişanlımın dogum gununu orda yapmak ıcın arkadaslarla toplandık ortam ambians hos fakat daha iceri girer girmez sorun basladı
    dogum gunu pastasını koyacakları yerlerı yokmus komık!!!!! nasıl bı yerse artık neyse zaman ılerledı pastayı kestık ve ellerınde yeterlı catal olmadıgından dolayı plastık catallarla servis yapıldı pasta !
    vokta satsuma istiyorsunuz votka portakal geliyor
    dogum gunu oldugundan dolayı oturdugumuz masanın arkasındakı duvara
    “happy birthday” yazısı koymak ıstedık onada ıtıraz geldi konsepte uymazmıs dogum gunu yapılan yerde happy birthday yazısı konsepte uymuyo nekadar mantıklı ınsanlar…
    mekan doluyken daha kalkmaya nıyetımız yok bıseyler ıcelım dıye konusurken hesabınızı kesıyorum dıye hesabı getırdıler 4 e kadar acık olan bı mekan ve saat daha 1 olmamıstı
    gecenın sonu dahada korkunctu daha onceden yemek yıyıp parasını veren arkadasların hesabıda bıze aksettirildi odemediler diye!!
    arkadasları aradık mesaj cektık herkez verdıgı tutarı soyledı ve yedıklerıyle karsılastırılınca fıyatlar dogru fakat onlar hesabı almamıslar nasıl oluyosa artık
    kredı kartıyla odeme yapanların ellerınde kart slipleri var fakat nakıt odeyenlerde fiş yok fiş kesmiyorlar odendıgıne dair hıcbırsey yok
    herkeze adisyon acamıyorlarmıs !!!

    neyse kimseye KESİNLİKLE TAVSİYE ETMİYORUM kesinlikle gidilmemesi gereken bir mekan ilgi alaka hıc bırsey yok yalandan sırıtmalar ve insanları kazıklamaktan baska bısey dusunmeyen bir muessese

Leave a Reply

Your email address will not be published.