inicio eposta gönderin! sindicaci;ón
  • kobe 9 elite
  • Jordan Shoes jordan 6 retro

    Yesek

    İstanbul’da ne yesek, nerede yesek?
  • kate
  • email
  • Pando’nun kahvaltısı

    Dışarıdaki masada kasketli genç biri oturuyor. Birden başına ilkokul çağında 15 kız üşüşüyor, imza isteyip cep telefonuyla resim çektiriyorlar. İçeridekiler arada çaktırmadan merak içinde bakarken, Pando amca önce bize soruyor. Sonra dışarıda kızlardan birine soruyor ve sonunda Emret Komutanım dizisinde oynayan bir tip olduğunu öğreniyor.

    Sürekli süt kaynıyor. Müşteri için bir bardak doldurdukça, kazana bir bardak soğuk süt ekliyor. Ortalık sakinleşince kazandan üç beş bardak çıkarıyor. Kazanın duvarlarını sütle ıslatıyor. Kafasınca bir formülü var sıcak tutmak için.

    Yanımızdaki masada Fransızca konuşuluyor. Biri belli ki mihmandarlık yapan Türk arkadaşları. Sıra hesaba gelince Pando amca Fransızca ‘ne yediniz bakiim?’ patlatıyor.

    Ben nedense Pazar sabahı kapalı olabilir diye düşündüm ama kapalı olmamakla kalmayıp, tam gaz kahvaltı yetiştirmekteydiler biz gittiğimizde. Bana ilginç gelen kaymakçı Pando ya da Bulgar’ın Yeri’ne girince başka bir zamandan kalan, kaybolmakta olan değerleri temsil eden bir mekana düşüvermeyip, orada oturdukça içine yavaş yavaş çekildiğimi farketmek oldu. “Ben niye sabırsızlanıyorum ki çay gelmiyor diye?” veya “Ben en son ne zaman sıcak süt içtim?,” diye önce düşünmeye başlayıp, sonra düşündüğümü farkettim.

    Basit olduğu için herkeslerin zorlandığı en temel kahvaltı: İki bal-kaymak, biri menemen biri sahanda sucuklu iki yumurta, yanlarında sıcak yarım ekmek, bir peynir-domates-zeytin tabağı, dört çay 25 lira.