Igles Corelli Bice’deydi

Dergilerdeki pırıltılı baskıları tek tek, özenli bir şekilde söküp olayın kağıt, mürekkep ve yaldızlı mürekkepten ibaret olduğunu gösteren kıl tipler olmak için uğraşıyoruz biliyorsunuz Yesek’te. Dolayısıyla “Michelin yıldızlı şeften harika yemekler yedik” yazısı değil tabii ki bu.

Nihayetinde İstanbul resmen 12 milyon, gayriresmi olarak 16 milyon nüfusu olan, paralı turist çekebilen, yemek kültürü gelişmiş, sosyetesi Batı’ya hayran, sık dışarıda yiyenlerinin İtalyan yemeklerine itiraz etmediği, sahne-senin bir şehir. Krizden herkes etkilenmişse de kreması ne kalkancılardan, ne Longtable’dan ne de Bebek mekanlarından geri kalıyor. Buna rağmen iki akşamlığına Bice’de misafir şeflik yapmak üzere İtalya’nın küçük bir kasabasından gelen, vaktiyle yerel ve doğal malzemeden yemekler yaptığı, yani şimdi ancak yavaş yavaş tutan bir fikri uyguladığı için Michelin yıldızı almış olan bir şefin yemeklerini tatmaya gelen insan sayısı iki elin parmaklarını geçmiyor. Bunun Bice’nin halkla ilişkilerinin zayıf olmasıyla alakası yok. Kışın CRR’ye gitmeyip yazın Aya İrini’den çıkmayan mantaliteyle alakası var bence. Kınamıyorum aslında, şaşkınlık benimki daha ziyade.

Biz iki anne, iki kız, iki teyze, iki kardeş, iki yeğen, iki kuzen olarak gittik Bice’ye. Garson önce bize Igles Corelli’nin fiks menüsünü dayatmaya çalıştı. Belli ki rezil olmak istemiyorlardı şefe karşı. Dördümüz de ilk defa gittiğimizden, her zamanki yemeklerini denemek istiyorduk, hele aynı yemekten dört kere hiç istemiyorduk. Biraz naz yaptıktan sonra gayet kibar bir biçimde olayı toparlayıp verdi normal menüleri. Başkaları ki–gerçekten üç çift ve iki iş yemeğinden ibaretti ama Bice hiç dopdolu olmazmış–şefin yemeğini yediler. Bir masadan çağırdıklarında şef ekibi ile geldi, konuştu, iltifatları kabul etti herhalde. Sonra 10:30 gibi mutfakta işi bitmiş gibi bir edayla çıktı gitti. Loştu, olayı aynadan takip ettim. Kızgın veya buruktu dersem, benim uydurmam olacak.

Biz yediklerimizden memnunduk, onu ayrıca anlatırım. Fiks menü 125 lira, bizim yemekler bir şişe Chianti dahil kadın başı 85 liraydı.

Leave a Reply

Your email address will not be published.