Sıçanlı Meyhane’de 70’lerden özel fasıl

Bizim liseli biraderlerle yeniden buluşmayı becerdik sonunda. Avrupai olanlarımız mutlu olsunlar diye Boyacıköy’de Sıçanlı Meyhane’yi mekan belledik ve saatlerimizi 8:30’a senkronize ettik. Bir gittik ki mekan tabela değiştirmiş, asmış bir “Tarihi Çınaraltı Meyhanesi” tabelası. Hani iflas eden firmalar olur ya, tabela değişir başka birşey değişmez, belki o durumdur diye düşündüm. Belki de Belediyenin catering ihalelerine giriyordur?

Neyse, girdik içeri ve Barış’ın içi ısındı mekana hemen. Rakı içeceğini bildiği için mi yoksa kendisi gibi rakıcıların takıldığı bir mekan olduğu için mi bilinmez. Tam 70’lerin Yeşilçam filmlerindeki meyhanelerden. Tabii o zamanlar biz rakı muhabbeti yapamadığımız için kültür eksikliğimizi dram temalı Yeşilçam filmlerinden giderebildik, o yüzden filmlerdeki gibi diyorum. Yoksa o eski harbici meyhanelerden diyeceğim: duvarlar sararmış, mezelerin durduğu buzdolabının üstünde içinde etiketleri solmuş içki şişelerinin durduğu, etrafı renkli boru içindeki mini lambalarla aydınlarılmış bir dolap. Duvarlarda soluk eski İstanbul resimleri ve tanımadığım insanlardan melankolik ve aşka değer vecizeler ve mısralar. Bir de masa masa elinde kemanı ile dolaşan bir abi; bir isteğimizin olup olmadığını sordu: ne Barış, ne de Selim efkarlı, ben ise zaten bilmem! Yolladık abiyi, ama diğer masalardan hafif hafif geldi kemanının sesi.

Özette: Barbunya pilaki, patlıcan kızartma, közde kırmızı biber, midye dolma, lakerda, kavun, beyaz peynir, haydari, peynirli yeşil salata, arnavut ciğeri, çipura, levrek, iki küçük Tekirdağ, kahve, kelekçe karpuz; 3 kişi, 110 YTL. Yeniden gidilesi, güzelim arnavut ciğerinden yenilesi.

Leave a Reply

Your email address will not be published.