Artık Manolya’yı yazmamak ayıp olur. Haziran’dan beri haftada en az üç kere orada yiyorum çünkü ofisin hemen yanında ve ofistekiler orayı bellemiş ben gelmeden. Yakın, hızlı, makul fiyatlar var, telefon edince de yemekler hemen geliyor, servisi düzgün. Manolya aslında çoğu şubesi karşıda olan bir pastane zinciri ve kocaman bir imalathaneleri varmış. Ben önce bu Gayrettepe’dekinin cazibesine uzun süre direndim, neden başka yerde yemiyoruz diye düşünüyordum ama sonradan anladım. Sabah sabah tostu bile yanında yeşilliklerle süsleyip getiriyorlar mesela. Müdavim olunca, nispeten kısıtlı olan menüsünü de istediğimiz kadar esnetebiliyoruz. Tavuk ızgara göğüsten değil buttan olsun, ton balıklı salatasında yeşillik olarak sadece roka olsun, güveçte tavuklu krep krepsiz olsun gibi her türlü şımarıklığı yapabiliyoruz. Ahım şahım değil yemekler, gurmelere tavsiye etmem ama düzgün. Pastane olarak nasıl olduğunu enine boyuna araştırmamakta, girip çıkarken pasta vitrinlerine bakmamakta çok direndiğim halde uyduruk mahalle pastanesi olmadığını da ürünlerin çok da güzel olduğunu bilecek kadar denedim ne yazık ki. Ama müdavimler bakımından tam mahalle pastanesi gibi. Dışarıdaki masalar günün her saatinde farklı gruplarla dolu. Kahvaltı müdavimleri var, öğlen çalışanlar geliyor, onlar çekilince öğleden sonra yaşlılar pastalarını yiyip piyasa yapıyor, akşam müdavimleri de var.
Uzun lafın kısası gidersem ne yemeliyim diyeceksiniz haklı olarak. Izgara tavuk but, ıspanaklı tortellini (10 ytl), kremalı mantarlı fettucini, karışık sandviç dedikleri açık, salamlı, üstü erimiş kaşarlı sandviç, severseniz beyaz peynirli domatesli kepekli tost (2.5 ytl) benim beğendiklerim.