inicio eposta gönderin! sindicaci;ón

Yesek

İstanbul’da ne yesek, nerede yesek?

Yazar arşivi

Galata Muhallebicisi’nde akşam yemeği

Rutin grup buluşmamız için Tülin benden Beyoğlu’nda ilginç bir mekan söylememi istedi ama bana ayrılan süre içinde aklıma çok önerilesi bir yer gelmedi. Böylece Tülin’in epeydir merak ettiği Galata Muhallebicisi’nde buluşmak üzere Nişantaşı’nda sözleştik. Çok da iyi oldu. Yeni bir yer öğrendim.

Aslında muhallebici diye geçiyor ama sadece tatlı yiyip çay içeceğiniz bir yer değil. Saray Muhallebicisi ayarında bir yer Galata Muhallebicisi. Pilav üstü döneri başarılı, pideler de öyle. İskender yiyenler pidesini biraz kuru buldular, bunun dışında eleştiri yok. Tülin’le 3 tatlı paylaştık: Kaymaklı ekmek kadayıfı, güllaç, keşkül. Hepsi falsosuz, hepsi tam kararında. (Gerçi benim gönlümde en iyi keşkül hala Kanaat Lokantası’nınki.) Nişantaşı normlarında çok uygun fiyatlı bir yer Galata Muhallebicisi. 6 kişi yedik içtik 100 TL civarı hesap ödedik.

Belli ki açılış çalışmaları devam ediyor, bahçede tadilat vardı. Çok güzel bir bahçesi var, güzel havalara yetişir de yine gideriz umarım.

www.galatamuhallebicisi.com

Foodie’nin çilekli ev pastası

Ne zamandır denemek istiyordum. Gülbin Abla yemeğe davet edince bu pastanın teftişini o güne saklamaya karar verdim. Yemeğimiz Kerem’in doğumgünü kutlamasıyla da birleşince çilekli pasta çok yerinde bir tatlı seçimi oldu. Gülbin Abla’nın leziz sofrasının ardından pastayı masaya getirdik. 6 kişilik sipariş vermiştim ama hakkaten büyük bir şey geldi. 8 hatta 10 kişi bile olsaydık herkesin payına doyurucu bir dilim düşerdi bence. 6 kişilik pastanın fiyatı 78 TL. Pastanın Foodie usulü tanıtımına buradan ulaşabilirsiniz.

Bizim yorumumuz şudur: tek kelimeyle muhteşem bir pasta!!! Bir kere üzerinde yarım kilodan fazla çilek var. Keki portakallı ve çok hafif. Kreması gerçek beyaz çikolatadan ve bildiğimiz pastane işi kremalar gibi iç bulandırarak sıvama margarin tadı vermiyor. Çünkü içinde margarin yok! Anneminkinden sonra yediğim en güzel çilekli pasta bu. Üstelik hepimizi tavladı ki başta doğumgünü çocuğu Kerem olmak üzere masamızdaki kimsenin tatlıyla fazla arası yoktur. Görüntü olarak da çok güzel bir pasta. Keki, kreması, çilekleri hakikaten evde yapılmış gibi üst üste dizilmiş, çok doğal ve iştah açıcı duruyor. Öyle her köşesi kesilip biçilip düzeltilmiş kusursuz tasarımlı yapay bir hali yok, beni en çok oradan yakaladı.

Bir detay: Siparişi Nişantaşı şubesine verdiğimi sanıyordum, çünkü web sitelerindeki Nişantaşı adresinin altındaki numarayı aramıştım. Meğer tüm siparişler default Ulus şubesine düşüyormuş. Akşamüstü Nişantaşı şubesine gidip pastamı almaya geldim deyince durum ortaya çıktı. Ama Emel Hanım sağolsun, pastayı 1 saat içinde Ulus’tan Nişantaşı’na gönderdi. Böylece hafif rötarlı da olsa pastama kavuştum. Siz siz olun sipariş verirken nereden teslim alacağınızı belirtmeyi unutmayın. Gerçi gidip almanıza da gerek yok aslında, Foodie web sitesinden sipariş verince eve kadar getiriyorlar.

http://www.foodie.com.tr/shop/default.asp

Leb-i Derya’da karidesli spring roll

Bunu asıl yanındaki soğuk avokado çorbasını merak ettiğim için ısmarlamıştım. Fena değildi, ama elbette daha ilginç olabilirmiş. Yanı sıra devirdiğim Cin Çarpması ise cin, tonik, limon ve salatalık bazlı bir kokteyldi. Çok ferahlatıcı olmakla birlikte ‘çarpıcı’ düzeyde alkol içermiyordu. Hediyesi toplam 50 TL gibi bir şey.

www.lebiderya.com

Chinese Time’da hindistancevizi sütlü tavuk çorbası

Aslında Chinese değil Thai yemek istiyordum. Çoğu kez Fan Fang’dan sipariş veriyoruz eve, ama bu kez Chinese Time’ı deneyelim dedik. Hindistancevizi sütlü tavuk çorbasına bayıldım. İçinde limonotu vardı sanırım, baharatlı ve bol tavukluydu. Yine Thai usulü dana eti hem yumuşacık hem lezzetliydi. Maki ve roll’ları da gayet başarılı bulduk. Set halinde ısmarlanırsa epey uygun bir fiyata geliyor. Servis de hızlı. Daha ne olsun.

Menüyü ve fiyatları görmek için web sitelerine buyrunuz:

www.chinesetimetr.com

Müthiş lezzetler diyarı: Pizza 49

Time-out yazmış, denememek olmazdı. İlk kez geçen Cuma öğlen gittik, sonra Cumartesi ve Pazar sabahı da burda yedik. Dolayısıyla menüyü epey test ettik.

Pizzalar şahane. İnce çıtır hamur, kaliteli, bol malzeme, nefis tat. Üstüne gelen tatlı Nutellisimo her genç kadının rüyası gibi bir şey! Hilal şeklinde kapanmış pizza hamuru içinde nutella ve maskarpone – ki yazarken bile yeniden acıktırdı beni. Mekanın kendi şarabı Desperate House Wine içimi kolay, hafif bir sofra şarabı. Bozcaada kahvaltısının malzemeleri taze taze Bozcaada’dan getiriliyor. Kahvaltı pizzaları ise sucuklu, pastırmalı, bacon’lı, peynir ve mantarlı çeşitleriyle göz yumurtanın pizza hamuruna kırılıp taş fırında pişirilmiş hali. Yani inanılmaz güzel! Tek sorun biraz tuzlu olmaları (pastırmalı versiyonda patlıcanlı sos tuzluymuş, peynirli versiyonda ise tulumun tuzu vardı). Bunun dışında uzun zamandır tadı bu kadar güzel, sarısı bu kadar iştah açıcı derecede turuncu yumurta yememiştim. (Elbette yumurtalar da Bozcaada’dan.)

Samimi, sakin, güleryüzlü bir yer Pizza 49. Ben çok sevdim ve mutlaka yine gideceğim.

Turnacıbaşı Cad. no 49 Çukurcuma

Geotag Icon Haritada göster

Hardal’da neden ama neden?

Yeni açılmış dedik, teftişe gittik. Benim benedict burgerden ara ara gelen küfümsü tadı bir kenara koyuyorum, ne hamburger köftesinde ne de salatada anlatılacak özel bir şey yoktu. Ancak elma dilim patatesi ve hardalı mükemmele yakın bulduk. Ortam, dekorasyon çok cool, doğrudur, ama masalar küçük, hamburger tahtaları (servisler) sığmıyor. Velhasıl 3 birayla birlikte 75 TL ödememizi haklı gösterecek yeterli sayıda sebebe rastlayamadık. Bir gün öncesinde 2 kişi Fıccın’da 35 TL’ye 3 çeşit yemek + yine 3 bira yuvarlamışken Hardal bizi “kriz vakti paramızı yemeğe harcarken biraz daha dikkatli olalım” diye düşündürdü. Dükkan olsun, Mano olsun, burger konusunda paranızın karşılığını çok daha iyi alabileceğiniz yerler. Hardal, yıldızı son dönemde parlayan burger aşkıyla, yıldızının parlaklığıyla hanidir iç bayan Asmalımescit sevdasının bir füzyonu olmuş. Olmasa da olurmuş.

www.hardal.com.tr

Geotag Icon Haritada göster

Pizza Raffaele’de pizza

Ataköy taraflarını hiç bilmem. Tiyatro için yolumuz düşünce TimeOut’un sitesinden bulduk burayı. Oyundan önce güzel bir pizza yiyeyim diye gittik. Site ortamında, bilmeyenin asla bulamayacağı bir köşecikte, huzurlu bir mahalle pizzacısı çıktı. Epeyce çeşit var, ben enginarlı istedim, Mehmet deniz mahsullü bir şeyler söyledi. Makul boyda pizzalar kısa sürede önümüze geldi. Yanında güzel birer kadeh şarap içmek isterdik ama sadece 1-2 çeşit bira ve şarap vardı. Onları da sanırım güzellik olsun diye eklemişler, yoksa daha çok evlere servis usulü çalışıyorlar havası sezdik. Pizza konusunda epey iddialı olduklarını anladık hem amerikan servislerde hem de masadaki kitapçıkta yazanlardan. Bence de lezzetli, ama bir şeyi fazla. Belki peyniri, bilemedim. Eve sipariş vermek için iyi bir tercih olacağı ortada. Ama yediğim en iyi pizza mıydı, hayır değildi.

Pizzalar 15-20 TL arası.

www.pizzaraffaele.com

Büyükada Kapri’de yeniden…

Olmazsa olmaz nefis patlıcan, bu kez soya soslu uskumru marine, deniz fasulyesi -ki hayatımda ilk defa yedim, ilginç ve hafif bir şey, tuzdan hazzetmeyenler için ideal-, incecik kıyılmış roka ve domates salatası, özel soslu kalamar, kızarmış ekmekler ve bir şişe de buz gibi Çankaya. Balığa sıra gelmeden doyduk. Ortalık sakin, deniz sakin, insanlar sakin… Herkesin haftasonu doluştuğu Büyükada’da haftaiçi keyfi yapmanın tadını çıkardık.

www.kapri-restaurant.com

Marmara Yelken Kulübü’nde sanki eskidenmiş gibi…

Dün akşam burada sürpriz bir doğumgünü yemeği yedim. Bağdat Caddesi ve civarının hepsi birbirinden havalı civalı kafeleri ve pek konsept restoranlarıyla alakası olmayan bir mekan. Sanki zaman Marmara Yelken Kulübü’nde durmuş, Adalar’a baka baka orada öylece oturmuş kalmış. Lakerda, patlıcan salatası, zeytinyağlı taze fasulye, rokalı salata, kalamar ızgara ve kuzu şiş yedik. Bir şişe de Çankaya içtik. Kalamar ızgara biraz fazla sertti bana göre. Lakerdası da daha bir balık pastırması kıvamında, tuzlucana ama lezzetliydi. Kuzu şiş mükemmel, şarap soğuk, ortalık müziksiz ve sakindi. Koskocaman yazmışlar, 51. yılımız diye. Sanki 1949′dan bir akşam yemeği gibiydi bu yemek de. Sevdim.

2 kişi için hediyesi 100 TL. Yalnız sadece üyeler (ve yakınları) girebiliyormuş, bilginize.

SaladStation’da salata

Burası da İstiklal’de yeni açılan yerlerden biri. Bu öğlen gittik, tıklım tıklım doluydu. Salata bazı olarak 6 farklı yeşillik grubu, 20 çeşit salata, 14 çeşit salata sosu var. Ama istersen kendi salatanı istediğin malzemeleri seçerek kendin de yaptırabiliyorsun, keyfine göre. Ben yeşillik olarak ıspanak aldım ve Çeşme Salata yaptırdım. Damla, ıspanak üstüne noodle’lı özel salatasını oluşturdu. Virna, meskülen üzerine Çeşme Salata seçti. Pınar, Steak House aldı. Hemen oracıkta, gözümüzün önünde, salata şeflerimiz malzemeleri koydular, sosları döktüler, salataları hazır ettiler. Plastik kaplarda aldığımız yeşilliği, salatayı hazırlarken metal kocaman kaselere dökerek karıştırdılar. Ben nedense sonrasında da o metal kaselerde yiyeceğiz sanmıştım, ama öyle olmadı. Salata hazır olduktan sonra plastik kabına geri kondu, ordan yedik. Sağlık olsun diycem ama işi sağlık/salata olan bir yerin plastikle bu kadar içli dışlı olması da garip yani. Pınar tatlı-ekşi Asian çorba, Virna naneli bezelye çorbası içti. Bezelye iyi, tatlı-ekşi bildiğin acıydı. Salatalar hepimizi memnun etti. Benimkinde karides vardı mesela, malzemeden kaçmamışlar, epey bi karides doldurmuşlar. Salatamın frambuaz sosu da gayet başarılıydı. Finalde muzlu kek yedim tatlı olarak. Epey doygun, ev keki kıvamında, makul büyüklükte bir dilimdi. Kızlar da tattılar, hepimiz beğendik. Adam başı ortalama 15-20 arası ödedik. İçecek almadık.

SaladStation salata meselesini enine boyuna masaya yatırmış gibi geldi bana. Herkes mutlu çıkabilir burdan. Özellikle de her öğlen salataya talim eden sağlıklı yaşam ve rejim kuşları için iyi bir alternatif olsa gerek.

www.salad-station.com

Daha eski yazılar »