inicio eposta gönderin! sindicaci;ón

Yesek

İstanbul’da ne yesek, nerede yesek?

Yazar arşivi

Gedikli’ye teftiş

Işık Hanım’ın Amerika’dan gelince, mutlaka bir meyhaneye gitmesi gerekiyor ya, biz de mecburen toplaşıp gidiyoruz illa ki. O, bölge olarak Asmalımescit’i istiyor her seferinde, biz de olur diyoruz.

Bahar’la Işık önden gidip, Gedikli’ye oturmuşlardı o gece. Sofyalı yerine, Gedikli’ye oturmalarına ben sevindim açıkcası. Yine yemekleri iyiydi çünkü. Balık kokoreçe yine herkes tav oldu. Kalamar da iyiydi, bak.

İkidir Gedikli’ye gidip, ikidir beğeniyorum. Asmalımescit’teki yemek, servis ve fiyat açısından en iyi meyhanelerden biri, bana kalırsa.

Fetih İşkembe’de sakatat şenliği

Evde işkembe çorbası, böbrek, koç yumurtası, dil ve hatta kelle pişirip yiyecek kadar sakatatın her türlüsünü seven anne ve babam, kokoreç krizlerine giren abla ve kardeşim var.

Buna ek olarak, bir pazar günü öğleden sonrasında Nişantaşı’na giderken, sırf aklına geldi diye ters bir u dönüşle Balat’a sapıp bir tuzlama ile yarımşar porsiyon kokoreç ve kelle yiyen ve tam olarak da doymayan bir adet de sevgilim bulunmakta.

Ben ise, sakatat görünce “ay iğrenç!” diyenlerden değilim ama pek meraklısı da değilim açıkcası. Hatta hiç meraklısı değilim diyeyim de tam olsun. Ama işte, tamamen aşkımdan, Balat’taki meşhur Fetih İşkembe’ye gidiverdim, o pazar günkü ters u dönüşü sonrası.

Yasin, güzel güzel, tuzlamasını, kellesini, kokoreçini yedi; ben de kellenin diline ve beynine, az da kokoreçe ortak oldum. O, yemek boyunca transa geçti ve benle konuşmadı. Onun için, o kadar iyiydi yani yemekler! Bense, özellikle dili beğendim. Kokoreç de iyiydi aslında.

Hesap, bir kola ve bir ayranla birlikte 20 TL geldi. Sakatat seviyorsanız, sakın durmayın bir gün gidin. Balat’ta, lokantanın yerini bir esnafa sorun, onlar tarif eder.

Tarihi Sultanahmet Köftecisi

En ünlüsüne gittik. Hani şu duvarlarında yazılar, fotoğraflar olan.

1,5 köfte, 1 mercimek çorbası, 1 pilav, 2 salata ve 1 piyaz yedik. 1 kola ve 1 ayran içtik. Toplam 42 TL ödedik.

Hızlı, gerçekten hızlı servis. Nefasetinden ölünecek bir yemek yok ortada ama iyi yemek, Allah için. Köfteler lezzetli, pilavı tane tane. Çorba gecenin soğuğuna sıcak sıcak iyi geldi;  salatanın malzemeleri taze taze doğranmadı ama pörsümüş de değildi hani.

Sırf köfte için Sultan Ahmet’e gidilir mi emin değilim, ama oraya gitmişken de burada köfte yenir diye düşünüyorum.

Cafe Bunka’da sushi

Taksim civarlarında sushi yemek için ilk tercihim uzun zamandır Cafe Bunka. Geçenlerde, Yasin’e sushi krizi geldiğinde gittik. 1 tane karışık sushi tabağı (galiba 24 parçaydı, tam hatırlamıyorum) ve bir kızarmış noodle yedik. 

Hala sushi için ilk tercihim Cafe Bunka. Şirin bir yer, iyi malzeme kullanıyorlar ve servisleri çoğu zaman iyi.

Biz, bir bira ve bir kola ile beraber 72 tl ödedik. Evet, çok ucuz değil. Gerçi sushi, İstanbul’da nerede ucuz ki?

Zencefil’i seviyoruz

Emek “yeni bir şeyler denemeyelim, bildiğimizden şaşmayalım” dedi, Zencefil’e gittik.

Ben sebze salatası ve bulgurlu çorba, Emek sebzeli lazanya yedi. Yarım karaf şarap içtik. Ben, Emek’i beklerken önden bitki çayı içmiştim. Toplam 68 TL ödedik.

Zencefil aynı Zencefil. Kocaman alkış. Dalga geçmiyorum.

Dokuz Ece Aksoy`da

…kaç kez yemek yediğimi hatırlamıyorum. Her seferinde mutlu son.

Son gidişimde,  Zeynep, Işık ve Emek’le beraberdim. Sebzeli fırın mücverler, zeytinyağlı tabağı, kızarmış patates & tavuk ve köfte tabağı yedik. Rakı & beyaz peynir ve ekstra yoğurt aldık. Kişi başı 45 TL ödedik. 

Ben, özellikle Ece Aksoy’un sebzeyle olan oyununu acayip takdir ediyorum. Bir de ekmekler, bak onlar da ayrı güzeldi.

Far East’te ikinci kez

…yemek yedik ama bu sefer tamamen hayal kırıklığıydı. Bu sefer tavuklu set menü aldık. Başlangıç olarak acılı ekşili çorba, ana yemek olarak bademli tavuk ve yanına da sebzeli noodle seçtik. Bunlara ilave olarak, Yasin bir de somon ve karides maki ısmarladı.

Set menüdeki herşey sanki pek bir aceleye gelmiş gibiydi. Çorbanın ekşisi çok fazlaydı, noodle da büyük ihtimal önceden hazırlanmıştı. Ama en kötüsü bademli tavuktu. Tadsız tuzsuz, yavan, lezzetsiz bir yemekti; Yasin bastı soya sosunu. Sushilere ne demeliyim tam olarak bilmiyorum. Aklımda lezzetlerine dair hiçbir şey kalmamış. Silik mi demek lazım?

Bademli tavuklu set menü, somon ve karides maki, bir bira, kola, 61 TL

Köfteci Ramiz’de çok kez

İstinye Park’a son gidişlerimizde en çok uğradığımız yemekçi, Köfteci Ramiz oldu.

Genelde iş çıkışı gittiğimizden, ben aç, Yasin çok aç oluyor. Yasin çok aç olunca, Burger King’e olan zaafı hortluyor, ben sinir oluyorum. O yüzden, yine fast food kategorisinde olan ama nispeten daha sağlıklı yemek sunan bir alternatif bulmak durumunda kalıyorum. Günaydın’da ve Saray’da defalarca yedikten sonra sıkılınca, Köfteci Ramiz’e bir şans verelim dedik. O zamandan beri birçok defa burada yemek yedik. Yasin köftelerine bayılıyor, ben de binbir çeşit malzeme olan salata tezgahına. Belki 5-6 çeşit yeşillik, 3-4 çeşit fasulye, değişik otlar, turşular ve benim gibi otçulların mest olacağı bir tezgah var burada. Sonra, yoğurt güveç kapta satılanlardan, ayran da Eker marka. Fiyatlar da gayet uygun. Daha ne olsun?

Biz her seferinde, 2 tıka basa doldurulmuş salata tabağı, 1,5 Ramiz köfte, 1 ayran, 1 kola, 1 yoğurt alıp 25 TL ödüyoruz.

Sushico`da sushi ve noodle

Aslında iyi vakit geçirdik. Hiç fena olmayan şaraplar içtik, sushi ve noodle yedik. Servisten memnun kaldık. Bir de, bunları yapmak için Yasin’in Göktürk -Kemerburgaz’daki evinden çok uzağa gitmemiz gerekmedi. Ama ne yalan söyleyeyim, ne sushisi iyiydi, ne de noodle ı. Sushi, marketlerde satılan hazır sushiler ayarındaydı. Noodle da, aşırı doz soyadan bitmiş tükenmişti. Bunlar ucuz da değildi üstelik.

Bir tane ya 12 ya da 16 parçalı sushi (tam olarak hatırlayamadım) tabağı, bir etli noodle, iki şarap için 65 TL civarı ödedik.

Büyükada Milto’da nasıl yani?

Hani taksiye bindiğinizde eğer gideceğiniz yol kısaysa,  çoğu zaman bir dayak yemediğiniz kalır ya, Milto’da da bize benzer bir muamele çektiler. Bir kalamar tava, bir tereyağında karides, bir patlıcan salatası, bir semizotu salatası ve bir de mevsim salatası yiyip bir tek rakı içtik diye, bize hem 90 TL hesap ödettiler, hem de bu nasıl hesaptır diye sorunca saygısız garsonun “Abim, kokoreç yemiyorsun ki!” lafıyla karşı karşıya bıraktılar.

Üstüne üstlük, ne karidesi karidesti ne de kalamarı kalamar.  Hadi lezzetli yemek sunulmamasını geçtim de, insanın keyfini kaçırmak, hele ki keyif olsun diye gittiği bir yerde, biraz ayıp oluyor diye düşünüyorum.

Daha eski yazılar »