Galata Kiva Han’da Anadolu mutfağı

Bu öğlen yeni lezzetlere açılalım dedik. Galata Kulesi’nin dibindeki Kiva Han’a gittik. Hakan daha önce gitmiş, kefil oldu. Bense yemeklere şöyle bir bakar bakmaz, Çiya ayarı bi yerde olduğumuzu hemen farkettim – Çiya entry’mi hatırlayanlar mesajı aldı. Ama gelmiş bulunduk bir kere…

Nispeten az riskli tercihler yaptım: Az ayvalı köfte, az patlıcanlı köfte, biber dolması, yoğurt ve yeşil ayran istedim. Yeşil ayran muhtelif otlarla hafifçe yeşile çalan ama otları içinde göremediğimiz bir şey, ilginçti. Köfteler özelliksizdi, ayvayı köftenin yanında yemek gereksizdi – çünkü epey tatlıydılar. Üstüne ayva tatlısı yiyerek ayvayla az evvel yaşadığım kötü anıyı hemen sildim. Ayva tatlısı güzeldi.

Ben bu ıstırapları yaşarken Selin, Songül ve Hakan halinden memnundu. Ah’lar oh’lar eşliğinde bulgur pilavlarına, muhtelif sarma ve dolmalara gömülmüş vaziyetteydiler. Bulgur pilavını çok beğendiler ama içinden taş çıktı. Etli sarma ağır dedi Songül. Selin erikli sarmayı beğendi. Dolmaların güzelliği konusunda hepimiz mutabakata vardık. Hakan yemeğin üstüne yeşil su diye bir şey içti, bana da içirdi, böyle bizim gibi (yani hayvanlar gibi) yerseniz ve üstüne yine de bir şeyler içesiniz gelirse için. Hiç fena değil.

Hesaplar: Ben 27 ödedim, onu yazayım, siz anlayın. Öğle menüsü için çok gereksiz bir macera oldu. Tatlı filan yediği için Hakan da 20’li bir şeyler ödedi. Selin ve Songül daha az ödediler, 10-15 arası. Benim yarım porsiyon köftenin 5 YTL olması biraz turistik bir tercih olmuş sanki. Gerçi kötülemek de istemem, bu tip yağlı, salçalı yöresel yemeklerle aranız iyiyse Kiva Han’dan memnun kalabilirsiniz.